2270. Hadis
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ بْنِ قَعْنَبٍ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ، عَنْ ثَابِتٍ الْبُنَانِيِّ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " رَأَيْتُ ذَاتَ لَيْلَةٍ فِيمَا يَرَى النَّائِمُ كَأَنَّا فِي دَارِ عُقْبَةَ بْنِ رَافِعٍ فَأُتِينَا بِرُطَبٍ مِنْ رُطَبِ ابْنِ طَابٍ فَأَوَّلْتُ الرِّفْعَةَ لَنَا فِي الدُّنْيَا وَالْعَاقِبَةَ فِي الآخِرَةِ وَأَنَّ دِينَنَا قَدْ طَابَ " .
Bize Abdullah b. Mesleme b. Ka’neb anlattı; bize Hammâd b. Seleme, Sâbit el-Bünânî’den; o Enes b. Mâlik’den [şöyle nakletti]: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Bir gece rüyamda kendimizi Ukbe b. Râfi’in evinde gibi gördüm. Derken bize İbn Tâb’ın taze hurmalarından (rutab) getirildi. Ben bunu; dünyada bizim için bir yücelik (rif’at), âhirette güzel bir akıbet olacağına ve dinimizin tertemiz/hoş (tâbe) olduğuna yordum.”