2285. Hadis
حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ مَهْدِيٍّ، حَدَّثَنَا سَلِيمٌ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ مِينَاءَ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " مَثَلِي وَمَثَلُكُمْ كَمَثَلِ رَجُلٍ أَوْقَدَ نَارًا فَجَعَلَ الْجَنَادِبُ وَالْفَرَاشُ يَقَعْنَ فِيهَا وَهُوَ يَذُبُّهُنَّ عَنْهَا وَأَنَا آخِذٌ بِحُجَزِكُمْ عَنِ النَّارِ وَأَنْتُمْ تَفَلَّتُونَ مِنْ يَدِي " .
Bana Muhammed b. Hâtim anlattı; bize İbn Mehdî anlattı; bize Selîm, Saîd b. Mînâ’dan; o da Câbir’den [şöyle nakletti]: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Benim ve sizin misaliniz; bir ateş yakıp da çekirgelerin (cenâdib) ve pervanelerin onun içine düşmeye başladığı —o adamın ise bunları ateşten kovmaya (yezübbühünne) çalıştığı— adamın misali gibidir. Ben sizin kuşaklarınızdan tutmuş sizi ateşten (çekip) korumaya çalışıyorum; siz ise benim elimden (sıyrılıp) kaçıyorsunuz.”