Faziletler Kitabı

Müslim · Sahih-i Müslim (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

2293. Hadis

وَحَدَّثَنَا دَاوُدُ بْنُ عَمْرٍو الضَّبِّيُّ، حَدَّثَنَا نَافِعُ بْنُ عُمَرَ الْجُمَحِيُّ، عَنِ ابْنِ أَبِي مُلَيْكَةَ، قَالَ قَالَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَمْرِو بْنِ الْعَاصِ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ حَوْضِي مَسِيرَةُ شَهْرٍ وَزَوَايَاهُ سَوَاءٌ وَمَاؤُهُ أَبْيَضُ مِنَ الْوَرِقِ وَرِيحُهُ أَطْيَبُ مِنَ الْمِسْكِ وَكِيزَانُهُ كَنُجُومِ السَّمَاءِ فَمَنْ شَرِبَ مِنْهُ فَلاَ يَظْمَأُ بَعْدَهُ أَبَدًا ‏"‏ ‏.‏ قَالَ وَقَالَتْ أَسْمَاءُ بِنْتُ أَبِي بَكْرٍ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ إِنِّي عَلَى الْحَوْضِ حَتَّى أَنْظُرَ مَنْ يَرِدُ عَلَىَّ مِنْكُمْ وَسَيُؤْخَذُ أُنَاسٌ دُونِي فَأَقُولُ يَا رَبِّ مِنِّي وَمِنْ أُمَّتِي ‏.‏ فَيُقَالُ أَمَا شَعَرْتَ مَا عَمِلُوا بَعْدَكَ وَاللَّهِ مَا بَرِحُوا بَعْدَكَ يَرْجِعُونَ عَلَى أَعْقَابِهِمْ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ فَكَانَ ابْنُ أَبِي مُلَيْكَةَ يَقُولُ اللَّهُمَّ إِنَّا نَعُوذُ بِكَ أَنْ نَرْجِعَ عَلَى أَعْقَابِنَا أَوْ أَنْ نُفْتَنَ عَنْ دِينِنَا

Bize Dâvud b. Amr ed-Dabbî de anlattı; bize Nâfi’ b. Ömer el-Cumahî, İbn Ebû Müleyke’den nakletti. (İbn Ebû Müleyke) dedi ki: Abdullah b. Amr b. el-Âs şöyle nakletti: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem: “Benim Havz’ım bir aylık yürüyüş mesafesindedir. Köşeleri birbirine eşittir. Suyu gümüşten (verık) daha beyazdır; kokusu miskten daha hoştur. Bardakları (kîzânuhu) gökteki yıldızlar gibidir. Ondan içen kimse bir daha ebediyen susamaz” buyurdu. (Râvi İbn Ebû Müleyke) devamla şunu nakletti: Esmâ bint Ebû Bekir de: ‘Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’in şöyle buyurduğunu nakletti: “Ben Havz’ın başında bekleyeceğim ki yanıma sizden kimler gelecek göreyim. Bazı insanlar benden (Havz’an) uzağa götürülecekler. Ben de: «Rabbim! (Onlar) benden ve benim ümmetimdendir!» diyeceğim. Bunun üzerine bana: «Onların senden sonra neler yaptıklarının farkında değil misin? Vallahi onlar senin arkandan topukları üzerine geri dönüp (dinden) çıktılar!» denilecektir.”’ İbn Ebû Müleyke (bu hadisi rivayet ettikten sonra): ‘Allah’ım! Topuklarımız üzerinde gerisin geri dönmekten veya dinimizden saptırılmaktan sana sığınırız’ derdi.