2337_1. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَمُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، قَالَ سَمِعْتُ أَبَا إِسْحَاقَ، قَالَ سَمِعْتُ الْبَرَاءَ، يَقُولُ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رَجُلاً مَرْبُوعًا بَعِيدَ مَا بَيْنَ الْمَنْكِبَيْنِ عَظِيمَ الْجُمَّةِ إِلَى شَحْمَةِ أُذُنَيْهِ عَلَيْهِ حُلَّةٌ حَمْرَاءُ مَا رَأَيْتُ شَيْئًا قَطُّ أَحْسَنَ مِنْهُ صلى الله عليه وسلم .
Bize Muhammed b. el-Müsennâ ve Muhammed b. Beşşâr anlattılar; dediler ki: Bize Muhammed b. Ca’fer anlattı; bize Şu’be anlattı; (Şu’be) dedi ki: Ebû İshâk’ı [şöyle derken] işittim: Berâ’yı [şöyle derken] işittim: ‘Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem, orta boylu, iki omuzu arası geniş ve kulak yumuşaklarına kadar (sarkan) gür saçlı bir zat idi. Üzerinde kırmızı bir elbise (hulle) vardı. Ben [hayatımda] ondan daha güzel hiçbir şey asla görmedim.’