2449_4. Hadis
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الدَّارِمِيُّ، أَخْبَرَنَا أَبُو الْيَمَانِ، أَخْبَرَنَا شُعَيْبٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، أَخْبَرَنِي عَلِيُّ بْنُ حُسَيْنٍ، أَنَّ الْمِسْوَرَ بْنَ مَخْرَمَةَ، أَخْبَرَهُ أَنَّ عَلِيَّ بْنَ أَبِي طَالِبٍ خَطَبَ بِنْتَ أَبِي جَهْلٍ وَعِنْدَهُ فَاطِمَةُ بِنْتُ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَلَمَّا سَمِعَتْ بِذَلِكَ فَاطِمَةُ أَتَتِ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَتْ لَهُ إِنَّ قَوْمَكَ يَتَحَدَّثُونَ أَنَّكَ لاَ تَغْضَبُ لِبَنَاتِكَ وَهَذَا عَلِيٌّ نَاكِحًا ابْنَةَ أَبِي جَهْلٍ . قَالَ الْمِسْوَرُ فَقَامَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فَسَمِعْتُهُ حِينَ تَشَهَّدَ ثُمَّ قَالَ " أَمَّا بَعْدُ فَإِنِّي أَنْكَحْتُ أَبَا الْعَاصِ بْنَ الرَّبِيعِ فَحَدَّثَنِي فَصَدَقَنِي وَإِنَّ فَاطِمَةَ بِنْتَ مُحَمَّدٍ مُضْغَةٌ مِنِّي وَإِنَّمَا أَكْرَهُ أَنْ يَفْتِنُوهَا وَإِنَّهَا وَاللَّهِ لاَ تَجْتَمِعُ بِنْتُ رَسُولِ اللَّهِ وَبِنْتُ عَدُوِّ اللَّهِ عِنْدَ رَجُلٍ وَاحِدٍ أَبَدًا " . قَالَ فَتَرَكَ عَلِيٌّ الْخِطْبَةَ .
Bana Ahmed b. Hanbel anlattı; bize Ya'kūb b. İbrahim anlattı; bize babam anlattı; Sâlih’ten; İbn Şihâb’tan; Ali b. Hüseyin ona şöyle anlatmış: Hüseyin b. Ali radıyallahu anh’ın şehit edilmesinden sonra Yezîd b. Muâviye’nin yanından [dönüp] Medine’ye geldiklerinde, el-Misver b. Mahreme onunla karşılaştı ve: “Bana emredeceğin bir ihtiyacın var mı?” dedi. Ben de: “Hayır.” dedim. Bunun üzerine [Misver] ona: “Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem’in kılıcını bana verir misin? Zira bu kavmin onu senin elinden zorla almasından korkuyorum. Vallahi eğer onu bana verirsen, canım çıkıncaya kadar ona asla dokunamazlar! Ali b. Ebî Tâlib, Fatıma’nın üzerine Ebû Cehil’in kızıyla evlenmek istemişti. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem’in bu konuda şu minberi üzerinde insanlara hitap ettiğini işittim -ki o gün ben buluğ çağına ermiştim-; şöyle buyurdu: ‘Şüphesiz Fatıma benden [bir parça]dir; onun dini hususunda bir fitneye (sıkıntıya) düşmesinden korkuyorum.’ Sonra Abdüşemsoğulları’ndan olan [diğer] bir damadından [Ebû’l-Âs b. er-Rebî’] bahsederek damatlıktaki tutumundan dolayı onu övdü ve: ‘Bana [bir şey] anlattı ve doğru söyledi; bana söz verdi ve sözünü tuttu. Ben ne helali haram kılarım ne de haramı helal kılarım; lakin vallahi Allah’ın Resulünün kızı ile Allah’ın düşmanının kızı [bir nikah altında] asla bir araya gelmez!’ buyurdu.”