Sahabenin Faziletleri Kitabı

Müslim · Sahih-i Müslim (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

2489_1. Hadis

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا يَحْيَى بْنُ زَكَرِيَّاءَ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ قَالَ حَسَّانُ يَا رَسُولَ اللَّهِ ائْذَنْ لِي فِي أَبِي سُفْيَانَ قَالَ ‏ "‏ كَيْفَ بِقَرَابَتِي مِنْهُ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ وَالَّذِي أَكْرَمَكَ لأَسُلَّنَّكَ مِنْهُمْ كَمَا تُسَلُّ الشَّعَرَةُ مِنَ الْخَمِيرِ ‏.‏ فَقَالَ حَسَّانُ وَإِنَّ سَنَامَ الْمَجْدِ مِنْ آلِ هَاشِمٍ بَنُو بِنْتِ مَخْزُومٍ وَوَالِدُكَ الْعَبْدُ قَصِيدَتَهُ هَذِهِ ‏.‏

Bana Züheyr b. Harb anlattı; bize Ravh b. Ubâde anlattı; bize Zekeriyyâ b. İshâk anlattı; bize Ebû’z-Zübeyr anlattı; Câbir b. Abdullah’tan; dedi ki: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem sahil tarafına bir askerî birlik gönderdi ve başlarına Ebû Ubeyde b. el-Cerrâh’ı komutan tayin etti. Onlar üç yüz kişiydiler ve ben de aralarındaydım. Yola çıktık; yolun bir kısmına geldiğimizde azığımız tükendi. Bunun üzerine Ebû Ubeyde ordunun azıklarının bir araya getirilmesini emretti ve hepsi toplandı. Toplanan azık sadece iki dağarcık hurmaydı. Ebû Ubeyde bu hurmaları bitinceye kadar bize her gün azar azar veriyordu. Öyle ki sonunda bize sadece birer hurma düşmeye başladı. (Ravi Ebû’z-Zübeyr): “Bir tek hurma neye yeter ki?” diye sordum. Câbir: “O da bitince onun eksikliğini gerçekten hissettik!” dedi. Sonra denize vardık; bir de baktık ki orada dağ gibi devasa bir balık duruyor! O ordu, on sekiz gün boyunca ondan yedi. Sonra Ebû Ubeyde o balığın kaburga kemiklerinden ikisinin dikilmesini emretti; sonra bir binek hayvanının hazırlanmasını istedi. Hayvan üzerindeki yüküyle o iki kemiğin altından geçti de onlara değmedi.”