2546_2. Hadis
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ، - يَعْنِي ابْنَ مُحَمَّدٍ - عَنْ ثَوْرٍ، عَنْ أَبِي الْغَيْثِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ كُنَّا جُلُوسًا عِنْدَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم إِذْ نَزَلَتْ عَلَيْهِ سُورَةُ الْجُمُعَةِ فَلَمَّا قَرَأَ { وَآخَرِينَ مِنْهُمْ لَمَّا يَلْحَقُوا بِهِمْ} قَالَ رَجُلٌ مَنْ هَؤُلاَءِ يَا رَسُولَ اللَّهِ فَلَمْ يُرَاجِعْهُ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم حَتَّى سَأَلَهُ مَرَّةً أَوْ مَرَّتَيْنِ أَوْ ثَلاَثًا - قَالَ - وَفِينَا سَلْمَانُ الْفَارِسِيُّ - قَالَ - فَوَضَعَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يَدَهُ عَلَى سَلْمَانَ ثُمَّ قَالَ " لَوْ كَانَ الإِيمَانُ عِنْدَ الثُّرَيَّا لَنَالَهُ رِجَالٌ مِنْ هَؤُلاَءِ " .
Bize Kuteybe b. Saîd anlattı; bize Abdülaziz -yani İbn Muhammed- anlattı; Sevr’den; Ebû’l-Gays’tan; Ebu Hureyre [radıyallahu anh]’dan; o şöyle demiştir: Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’in yanında oturuyorduk; o esnada ona Cuma Suresi indirildi. { وَآخَرِينَ مِنْهُمْ لَمَّا يَلْحَقُوا بِهِمْ } “Onlardan henüz kendilerine katılmamış olan başkalarına da [o Peygamber'i göndermiştir].” ayetini okuduğunda, bir adam: “Ey Allah’ın Resulü! Bunlar kimlerdir?” diye sordu. Adam bu soruyu bir, iki veya üç kez tekrarlayıncaya kadar Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem ona cevap vermedi. Arâmızda Selmân-ı Farisî [radıyallahu anh] de vardı. Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem elini Selmân’ın üzerine koydu ve şöyle buyurdu: “Eğer iman Süreyyâ Yıldızı’nda olsaydı, şunlardan (bu adamın soyundan) olan bir kısım erler mutlaka ona ulaşır [onu elde ederlerdi].”