2577_1. Hadis
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ بَهْرَامَ الدَّارِمِيُّ، حَدَّثَنَا مَرْوَانُ، - يَعْنِي ابْنَ مُحَمَّدٍ الدِّمَشْقِيَّ - حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ عَبْدِ الْعَزِيزِ، عَنْ رَبِيعَةَ بْنِ يَزِيدَ، عَنْ أَبِي إِدْرِيسَ الْخَوْلاَنِيِّ، عَنْ أَبِي ذَرٍّ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فِيمَا رَوَى عَنِ اللَّهِ، تَبَارَكَ وَتَعَالَى أَنَّهُ قَالَ " يَا عِبَادِي إِنِّي حَرَّمْتُ الظُّلْمَ عَلَى نَفْسِي وَجَعَلْتُهُ بَيْنَكُمْ مُحَرَّمًا فَلاَ تَظَالَمُوا يَا عِبَادِي كُلُّكُمْ ضَالٌّ إِلاَّ مَنْ هَدَيْتُهُ فَاسْتَهْدُونِي أَهْدِكُمْ يَا عِبَادِي كُلُّكُمْ جَائِعٌ إِلاَّ مَنْ أَطْعَمْتُهُ فَاسْتَطْعِمُونِي أُطْعِمْكُمْ يَا عِبَادِي كُلُّكُمْ عَارٍ إِلاَّ مَنْ كَسَوْتُهُ فَاسْتَكْسُونِي أَكْسُكُمْ يَا عِبَادِي إِنَّكُمْ تُخْطِئُونَ بِاللَّيْلِ وَالنَّهَارِ وَأَنَا أَغْفِرُ الذُّنُوبَ جَمِيعًا فَاسْتَغْفِرُونِي أَغْفِرْ لَكُمْ يَا عِبَادِي إِنَّكُمْ لَنْ تَبْلُغُوا ضَرِّي فَتَضُرُّونِي وَلَنْ تَبْلُغُوا نَفْعِي فَتَنْفَعُونِي يَا عِبَادِي لَوْ أَنَّ أَوَّلَكُمْ وَآخِرَكُمْ وَإِنْسَكُمْ وَجِنَّكُمْ كَانُوا عَلَى أَتْقَى قَلْبِ رَجُلٍ وَاحِدٍ مِنْكُمْ مَا زَادَ ذَلِكَ فِي مُلْكِي شَيْئًا يَا عِبَادِي لَوْ أَنَّ أَوَّلَكُمْ وَآخِرَكُمْ وَإِنْسَكُمْ وَجِنَّكُمْ كَانُوا عَلَى أَفْجَرِ قَلْبِ رَجُلٍ وَاحِدٍ مَا نَقَصَ ذَلِكَ مِنْ مُلْكِي شَيْئًا يَا عِبَادِي لَوْ أَنَّ أَوَّلَكُمْ وَآخِرَكُمْ وَإِنْسَكُمْ وَجِنَّكُمْ قَامُوا فِي صَعِيدٍ وَاحِدٍ فَسَأَلُونِي فَأَعْطَيْتُ كُلَّ إِنْسَانٍ مَسْأَلَتَهُ مَا نَقَصَ ذَلِكَ مِمَّا عِنْدِي إِلاَّ كَمَا يَنْقُصُ الْمِخْيَطُ إِذَا أُدْخِلَ الْبَحْرَ يَا عِبَادِي إِنَّمَا هِيَ أَعْمَالُكُمْ أُحْصِيهَا لَكُمْ ثُمَّ أُوَفِّيكُمْ إِيَّاهَا فَمَنْ وَجَدَ خَيْرًا فَلْيَحْمَدِ اللَّهَ وَمَنْ وَجَدَ غَيْرَ ذَلِكَ فَلاَ يَلُومَنَّ إِلاَّ نَفْسَهُ " . قَالَ سَعِيدٌ كَانَ أَبُو إِدْرِيسَ الْخَوْلاَنِيُّ إِذَا حَدَّثَ بِهَذَا الْحَدِيثِ جَثَا عَلَى رُكْبَتَيْهِ .
Bize Abdullah b. Abdurrahman b. Behram ed-Dârimî anlattı; dedi ki: Bize Mervan —yani İbn Muhammed ed-Dımaşkî— anlattı; dedi ki: Bize Said b. Abdulaziz anlattı; Rabia b. Yezid’den; Ebu İdris el-Havlânî’den; Ebu Zerr’den; Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’den; Allah tebâreke ve teâlâ’dan rivayet ettiği hadiste O’nun şöyle buyurduğunu nakletti: “Ey kullarım! Ben zulmü kendi nefsime haram kıldım ve onu sizin aranızda da haram kıldım; öyleyse birbirinize zulmetmeyin. Ey kullarım! Benim hidayet verdiklerim dışında hepiniz sapıtmış durumdasınız; o halde benden hidayet isteyin ki sizi hidayete erdireyim. Ey kullarım! Benim doyurduklarım dışında hepiniz açsınız; o halde benden yiyecek isteyin ki sizi doyurayım. Ey kullarım! Benim giydirdiklerim dışında hepiniz çıplaksınız; o halde benden giyecek isteyin ki sizi giydireyim. Ey kullarım! Siz gece gündüz hata yapıyorsunuz, ben ise bütün günahları bağışlarım; o halde benden bağışlanma dileyin ki sizi bağışlayayım. Ey kullarım! Siz bana zarar verebilecek bir duruma asla erişemezsiniz ki bana zarar veresiniz; bana fayda verebilecek bir duruma da asla erişemezsiniz ki bana fayda veresiniz. Ey kullarım! Evveliniz, ahiriniz, insanınız ve cininiz; içinizden en takva sahibi bir adamın kalbi üzere olsanız, bu benim mülkümde hiçbir şeyi artırmaz. Ey kullarım! Evveliniz, ahiriniz, insanınız ve cininiz; içinizden en facir bir adamın kalbi üzere olsanız, bu benim mülkümden hiçbir şeyi eksiltmez. Ey kullarım! Evveliniz, ahiriniz, insanınız ve cininiz; tek bir düzlükte toplanıp benden isteseniz ve ben de her insana istediğini versem, bu benim katımdakinden ancak iğnenin denize daldırıldığında eksilttiği kadar eksiltir. Ey kullarım! Bunlar ancak sizin amellerinizdir; onları sizin için sayıp zaptediyorum, sonra [karşılığını] size tastamam vereceğim. Kim hayır bulursa Allah’a hamdetsin. Kim de bundan başkasını bulursa kendisinden başkasını kınamasın.” Said dedi ki: Ebu İdris el-Havlânî bu hadisi rivayet ettiği zaman dizlerinin üzerine çökerdi.