2629. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ قُهْزَاذَ، حَدَّثَنَا سَلَمَةُ بْنُ سُلَيْمَانَ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، حَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ أَبِي بَكْرِ بْنِ حَزْمٍ، عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، ح وَحَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ بَهْرَامَ، وَأَبُو بَكْرِ بْنُ إِسْحَاقَ - وَاللَّفْظُ لَهُمَا - قَالاَ أَخْبَرَنَا أَبُو الْيَمَانِ، أَخْبَرَنَا شُعَيْبٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، حَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ أَبِي بَكْرٍ، أَنَّأَخْبَرَهُ أَنَّ عَائِشَةَ زَوْجَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَتْ جَاءَتْنِي امْرَأَةٌ وَمَعَهَا ابْنَتَانِ لَهَا فَسَأَلَتْنِي فَلَمْ تَجِدْ عِنْدِي شَيْئًا غَيْرَ تَمْرَةٍ وَاحِدَةٍ فَأَعْطَيْتُهَا إِيَّاهَا فَأَخَذَتْهَا فَقَسَمَتْهَا بَيْنَ ابْنَتَيْهَا وَلَمْ تَأْكُلْ مِنْهَا شَيْئًا ثُمَّ قَامَتْ فَخَرَجَتْ وَابْنَتَاهَا فَدَخَلَ عَلَىَّ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فَحَدَّثْتُهُ حَدِيثَهَا فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " مَنِ ابْتُلِيَ مِنَ الْبَنَاتِ بِشَىْءٍ فَأَحْسَنَ إِلَيْهِنَّ كُنَّ لَهُ سِتْرًا مِنَ النَّارِ " .
Bize Muhammed b. Abdullâh b. Kuhzâd anlattı; bize Seleme b. Süleymân anlattı; bize Abdullâh haber verdi; bize Ma'mer haber verdi; İbn Şihâb'dan; bana Abdullâh b. Ebû Bekr b. Hazm anlattı; Urve'den; Âişe'den. (Tahvil) Bana Abdullâh b. Abdurrahmân b. Behrâm ve Ebû Bekr b. İshâk da anlattılar —lafız her ikisinindir—; dediler ki: Bize Ebû'l-Yemân haber verdi; bize Şuayb haber verdi; ez-Zührî'den; bana Abdullâh b. Ebû Bekr anlattı; ona haber verildiğine göre; Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'in zevcesi Âişe şöyle demiştir: "Yanıma yanındaki iki kızıyla birlikte bir kadın geldi ve benden [bir şeyler] istedi. Yanımda bir tek hurmadan başka bir şey yoktu. Onu kendisine verdim. Kadın o [hurmayı] aldı ve [onu] iki kızı arasında paylaştırdı; kendisi ondan hiçbir şey yemedi. Sonra kalkıp kızlarıyla birlikte dışarı çıktı. [O sırada] yanıma Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem girdi. Ona kadının bu durumunu anlattım. Bunun üzerine Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: 'Her kim bu kız çocuklarından bir şekilde imtihan olunur (onların sorumluluğu kendisine yüklenir) da onlara iyi davranırsa; onlar kendisi için Cehennem ateşinden [koruyan] bir perde olurlar.'"