2640_2. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَابْنُ، بَشَّارٍ قَالاَ حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عَدِيٍّ، ح وَحَدَّثَنِيهِ بِشْرُ، بْنُ خَالِدٍ أَخْبَرَنَا مُحَمَّدٌ، - يَعْنِي ابْنَ جَعْفَرٍ - كِلاَهُمَا عَنْ شُعْبَةَ، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا أَبُو الْجَوَّابِ، حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ قَرْمٍ، جَمِيعًا عَنْ سُلَيْمَانَ، عَنْ أَبِي وَائِلٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِمِثْلِهِ .
Bize Muhammed b. el-Müsennâ ve İbn Beşşâr anlattılar; dediler ki: Bize İbn Ebû Adî anlattı. (Tahvil) Bunu bana Bişr b. Hâlid de anlattı; bize Muhammed —yani İbn Ca'fer— haber verdi; her ikisi de Şu'be'den [nakletmişlerdir]. (Tahvil) Bize İbn Nümeyr de anlattı; bize Ebû'l-Cevvâb anlattı; bize Süleymân b. Karm anlattı; bunların hepsi Süleymân (el-A'meş)'den; o, Ebû Vâil'den; o da Abdullâh'tan; o da Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'den [yukarıdaki hadisin] benzerini [rivayet etmişlerdir].