2647_1. Hadis
حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، - وَاللَّفْظُ لِزُهَيْرٍ - قَالَ إِسْحَاقُ أَخْبَرَنَا وَقَالَ الآخَرَانِ، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ سَعْدِ بْنِ عُبَيْدَةَ، عَنْ أَبِي عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ عَلِيٍّ، قَالَ كُنَّا فِي جَنَازَةٍ فِي بَقِيعِ الْغَرْقَدِ فَأَتَانَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَعَدَ وَقَعَدْنَا حَوْلَهُ وَمَعَهُ مِخْصَرَةٌ فَنَكَّسَ فَجَعَلَ يَنْكُتُ بِمِخْصَرَتِهِ ثُمَّ قَالَ " مَا مِنْكُمْ مِنْ أَحَدٍ مَا مِنْ نَفْسٍ مَنْفُوسَةٍ إِلاَّ وَقَدْ كَتَبَ اللَّهُ مَكَانَهَا مِنَ الْجَنَّةِ وَالنَّارِ وَإِلاَّ وَقَدْ كُتِبَتْ شَقِيَّةً أَوْ سَعِيدَةً " . قَالَ فَقَالَ رَجُلٌ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَفَلاَ نَمْكُثُ عَلَى كِتَابِنَا وَنَدَعُ الْعَمَلَ فَقَالَ " مَنْ كَانَ مِنْ أَهْلِ السَّعَادَةِ فَسَيَصِيرُ إِلَى عَمَلِ أَهْلِ السَّعَادَةِ وَمَنْ كَانَ مِنْ أَهْلِ الشَّقَاوَةِ فَسَيَصِيرُ إِلَى عَمَلِ أَهْلِ الشَّقَاوَةِ " . فَقَالَ " اعْمَلُوا فَكُلٌّ مُيَسَّرٌ أَمَّا أَهْلُ السَّعَادَةِ فَيُيَسَّرُونَ لِعَمَلِ أَهْلِ السَّعَادَةِ وَأَمَّا أَهْلُ الشَّقَاوَةِ فَيُيَسَّرُونَ لِعَمَلِ أَهْلِ الشَّقَاوَةِ " . ثُمَّ قَرَأَ { فَأَمَّا مَنْ أَعْطَى وَاتَّقَى * وَصَدَّقَ بِالْحُسْنَى * فَسَنُيَسِّرُهُ لِلْيُسْرَى * وَأَمَّا مَنْ بَخِلَ وَاسْتَغْنَى * وَكَذَّبَ بِالْحُسْنَى * فَسَنُيَسِّرُهُ لِلْعُسْرَى}
Bize Osmân b. Ebû Şeybe, Züheyr b. Harb ve İshâk b. İbrâhîm anlattılar —lafız Züheyr'indir—; İshâk "bize haber verdi", diğer ikisi ise "bize anlattı" dedi; [onlara da] Cerîr, Mansûr'dan; o, Sa'd b. Ubeyde'den; o, Ebû Abdurrahmân'dan; o da Ali'den [naklederek] anlattı; dedi ki: Bakîü'l-Garkad'da bir cenazede bulunuyorduk. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem yanımıza gelip oturdu, biz de onun etrafına oturduk. Yanında bir asâ [mihsara] vardı. Başını öne eğip elindeki asâ ile yere bir şeyler çizmeye [toprağı dürtmeye] başladı. Sonra şöyle buyurdu: "Aranızda, yaratılmış hiçbir nefis yoktur ki, Allah onun cennetteki ve cehennemdeki yerini yazmış olmasın ve [o nefis] şakî [bedbaht] mi yoksa saîd [mutlu] mü olarak yazılmış olmasın!" [Ali] dedi ki: Bunun üzerine bir adam: "Ya Resulullah! Öyleyse biz ameli bırakıp hakkımızdaki yazıya [kadere] güvenip dayanmayalım mı?" diye sordu. [Resulullah]: "Saadet ehlinden olanlar, saadet ehlinin ameline yönelecektir; şekavet ehlinden olanlar ise şekavet ehlinin ameline yönelecektir" buyurdu. Sonra [devamla]: "Siz amel edin! Çünkü herkese [yaratıldığı şeye giden yol] kolaylaştırılmıştır. Saadet ehli olanlara, saadet ehlinin ameli kolaylaştırılır; şekavet ehli olanlara ise şekavet ehlinin ameli kolaylaştırılır" buyurdu ve şu ayetleri okudu: "Kim verir ve korunursa ve en güzeli tasdik ederse, biz ona en kolay olanı kolaylaştırırız. Kim de cimrilik eder ve kendini müstağni görürse ve en güzeli yalanlarsa, biz ona en zor olanı kolaylaştırırız." [el-Leyl, 92/5-10]