2697_3. Hadis
حَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، أَخْبَرَنَا أَبُو مَالِكٍ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّهُ سَمِعَ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم وَأَتَاهُ رَجُلٌ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ كَيْفَ أَقُولُ حِينَ أَسْأَلُ رَبِّي قَالَ " قُلِ اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِي وَارْحَمْنِي وَعَافِنِي وَارْزُقْنِي " . وَيَجْمَعُ أَصَابِعَهُ إِلاَّ الإِبْهَامَ " فَإِنَّ هَؤُلاَءِ تَجْمَعُ لَكَ دُنْيَاكَ وَآخِرَتَكَ " .
Bana Züheyr b. Harb anlattı; bize Yezid b. Harun anlattı; bize Ebu Malik haber verdi; babasından; [anlattığına göre] o, Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’i işitmiş —ki o sırada yanına bir adam gelip: “Ey Allah’ın Resulü! Rabbimden [bir şey] isterken ne diyeyim?” diye sormuştu—; [Resulullah] şöyle buyurdu: “Şöyle de: ‘Allah’ummagfir lî verhamnî ve âfinî verzuknî’ (Allah’ım! Beni bağışla, bana merhamet et, bana afiyet ver ve beni rızıklandır).” [Resulullah] bunu söylerken başparmağı hariç [dört] parmağını topladı ve: “Zira bunlar senin için hem dünyanı hem de ahiretini bir araya getirir,” buyurdu.