Zikir, Dua, Tevbe ve İstiğfar Kitabı

Müslim · Sahih-i Müslim (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

2697_2. Hadis

حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ أَزْهَرَ الْوَاسِطِيُّ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو مَالِكٍ الأَشْجَعِيُّ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ كَانَ الرَّجُلُ إِذَا أَسْلَمَ عَلَّمَهُ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم الصَّلاَةَ ثُمَّ أَمَرَهُ أَنْ يَدْعُوَ بِهَؤُلاَءِ الْكَلِمَاتِ ‏ "‏ اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِي وَارْحَمْنِي وَاهْدِنِي وَعَافِنِي وَارْزُقْنِي ‏"‏ ‏.‏

Bize Said b. Ezher el-Vâsıtî anlattı; bize Ebu Muaviye anlattı; bize Ebu Malik el-Eşcaî babasından anlattı; dedi ki: Bir adam Müslüman olduğunda, Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem ona [öncelikle] namazı öğretir, sonra da şu kelimelerle dua etmesini emrederdi: “Allah’ummagfir lî verhamnî vehdinî ve âfinî verzuknî” (Allah’ım! Beni bağışla, bana merhamet et, bana hidayet ver, bana afiyet ver ve beni rızıklandır).