Zikir, Dua, Tevbe ve İstiğfar Kitabı

Müslim · Sahih-i Müslim (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

2723_2. Hadis

حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنِ الْحَسَنِ بْنِ عُبَيْدِ اللَّهِ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، بْنِ سُوَيْدٍ عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ يَزِيدَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ كَانَ نَبِيُّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِذَا أَمْسَى قَالَ ‏"‏ أَمْسَيْنَا وَأَمْسَى الْمُلْكُ لِلَّهِ وَالْحَمْدُ لِلَّهِ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ أُرَاهُ قَالَ فِيهِنَّ ‏"‏ لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ رَبِّ أَسْأَلُكَ خَيْرَ مَا فِي هَذِهِ اللَّيْلَةِ وَخَيْرَ مَا بَعْدَهَا وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا فِي هَذِهِ اللَّيْلَةِ وَشَرِّ مَا بَعْدَهَا رَبِّ أَعُوذُ بِكَ مِنَ الْكَسَلِ وَسُوءِ الْكِبَرِ رَبِّ أَعُوذُ بِكَ مِنْ عَذَابٍ فِي النَّارِ وَعَذَابٍ فِي الْقَبْرِ ‏"‏ ‏.‏ وَإِذَا أَصْبَحَ قَالَ ذَلِكَ أَيْضًا ‏"‏ أَصْبَحْنَا وَأَصْبَحَ الْمُلْكُ لِلَّهِ ‏"‏ ‏.‏

Bize Osman b. Ebi Şeybe anlattı; bize Cerir anlattı; el-Hasan b. Ubeydullah’tan; İbrahim b. Süveyd’den; Abdurrahman b. Yezid’den; Abdullah’tan; dedi ki: Nebiyyullah sallallâhu aleyhi ve sellem akşama girdiğinde şöyle derdi: “Emseynâ ve emse’l-mülkü lillâhi ve’l-hamdü lillâhi lâ ilâhe illallâhu vahdehû lâ şerîke leh.” [Ravi] dedi ki: Öyle sanıyorum ki şunları da söylerdi: “Lehü’l-mülkü ve lehü’l-hamdü ve hüve alâ külli şey’in kadîr. Rabbî es’elüke hayra mâ fî hâzihi’l-leyleti ve hayra mâ ba’dehâ ve eûzü bike min şerri mâ fî hâzihi’l-leyleti ve şerri mâ ba’dehâ. Rabbî eûzü bike mine’l-keseli ve sûi’l-kiber. Rabbî eûzü bike min azâbin fi’n-nâri ve azâbin fi’l-kabr” (Mülk O’nundur, hamd O’na aittir ve O her şeye kadirdir. Rabbim! Senden bu gecedeki hayrı ve sonrasındaki hayrı dilerim; bu gecedeki şerden ve sonrasındaki şerden Sana sığınırım. Rabbim! Tembellikten ve yaşlılığın kötülüğünden Sana sığınırım. Rabbim! Ateşteki azaptan ve kabirdeki azaptan Sana sığınırım). Sabahladığında da yine bunları söylerdi: “Asbahnâ ve asbeha’l-mülkü lillâh” (Sabaha erdik; mülk de Allah’ın olarak sabaha erdi).