2723_3. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا حُسَيْنُ بْنُ عَلِيٍّ، عَنْ زَائِدَةَ، عَنِ الْحَسَنِ بْنِ، عُبَيْدِ اللَّهِ عَنْ إِبْرَاهِيمَ بْنِ سُوَيْدٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ يَزِيدَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِذَا أَمْسَى قَالَ " أَمْسَيْنَا وَأَمْسَى الْمُلْكُ لِلَّهِ وَالْحَمْدُ لِلَّهِ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ مِنْ خَيْرِ هَذِهِ اللَّيْلَةِ وَخَيْرِ مَا فِيهَا وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّهَا وَشَرِّ مَا فِيهَا اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنَ الْكَسَلِ وَالْهَرَمِ وَسُوءِ الْكِبَرِ وَفِتْنَةِ الدُّنْيَا وَعَذَابِ الْقَبْرِ " . قَالَ الْحَسَنُ بْنُ عُبَيْدِ اللَّهِ وَزَادَنِي فِيهِ زُبَيْدٌ عَنْ إِبْرَاهِيمَ بْنِ سُوَيْدٍ عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ يَزِيدَ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ رَفَعَهُ أَنَّهُ قَالَ " لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ " .
Bize Ebu Bekir b. Ebi Şeybe anlattı; bize Hüseyin b. Ali anlattı; Zâide’den; el-Hasan b. Ubeydullah’tan; İbrahim b. Süveyd’den; Abdurrahman b. Yezid’den; Abdullah’tan; dedi ki: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem akşama girdiğinde şöyle derdi: “Emseynâ ve emse’l-mülkü lillâhi ve’l-hamdü lillâhi lâ ilâhe illallâhu vahdehû lâ şerîke leh. Allâhümme innî es’elüke min hayri hâzihi’l-leyleti ve hayri mâ fîhâ ve eûzü bike min şerrihâ ve şerri mâ fîhâ. Allâhümme innî eûzü bike mine’l-keseli ve’l-herami ve sûi’l-kiberi ve fitneti’d-dünyâ ve azâbi’l-kabr” (Akşama erdik; mülk de Allah’ın olarak akşama erdi. Hamd Allah’adır. Allah’tan başka ilah yoktur, O tektir, ortağı yoktur. Allah’ım! Senden bu gecenin hayrını ve içindekilerin hayrını dilerim; onun şerrinden ve içindekilerin şerrinden de Sana sığınırım. Allah’ım! Tembellikten, ihtiyarlıktan, yaşlılığın kötülüğünden, dünya fitnesinden ve kabir azabından Sana sığınırım). Hasan b. Ubeydullah dedi ki: Zübeyd, İbrahim b. Süveyd kanalıyla Abdurrahman b. Yezid’den, o da Abdullah’tan merfû olarak şu fazlalığı nakletti: “Lâ ilâhe illallâhu vahdehû lâ şerîke leh, lehü’l-mülkü ve lehü’l-hamdü ve hüve alâ külli şey’in kadîr.”