2726_1. Hadis
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، وَعَمْرٌو النَّاقِدُ، وَابْنُ أَبِي عُمَرَ، - وَاللَّفْظُ لاِبْنِ أَبِي عُمَرَ - قَالُوا حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، مَوْلَى آلِ طَلْحَةَ عَنْ كُرَيْبٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، عَنْ جُوَيْرِيَةَ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم خَرَجَ مِنْ عِنْدِهَا بُكْرَةً حِينَ صَلَّى الصُّبْحَ وَهِيَ فِي مَسْجِدِهَا ثُمَّ رَجَعَ بَعْدَ أَنْ أَضْحَى وَهِيَ جَالِسَةٌ فَقَالَ " مَا زِلْتِ عَلَى الْحَالِ الَّتِي فَارَقْتُكِ عَلَيْهَا " . قَالَتْ نَعَمْ . قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " لَقَدْ قُلْتُ بَعْدَكِ أَرْبَعَ كَلِمَاتٍ ثَلاَثَ مَرَّاتٍ لَوْ وُزِنَتْ بِمَا قُلْتِ مُنْذُ الْيَوْمِ لَوَزَنَتْهُنَّ سُبْحَانَ اللَّهِ وَبِحَمْدِهِ عَدَدَ خَلْقِهِ وَرِضَا نَفْسِهِ وَزِنَةَ عَرْشِهِ وَمِدَادَ كَلِمَاتِهِ " .
Bize Kuteybe b. Said, Amr en-Nâkid ve İbn Ebi Ömer anlattı —ki lafız İbn Ebi Ömer’e aittir—; dediler ki: Bize Süfyan anlattı; Talha ailesinin azatlısı Muhammed b. Abdurrahman’dan; Küreyb’den; İbn Abbas’tan; Cüveyriye’den; [anlattığına göre] Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem sabah namazını kıldıktan sonra erkenden onun yanından çıktı; o sırada [Cüveyriye] namazgahındaydı. Kuşluk vaktinden sonra geri döndüğünde onun hâlâ [orada] oturduğunu gördü ve: “Seni bıraktığım hal üzere mi duruyorsun?” buyurdu. [Cüveyriye]: “Evet,” dedi. Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Ben senden sonra dört kelimeyi üçer defa söyledim ki, eğer bunlar senin sabahtan beri söylediklerinle tartılsaydı onlara mutlaka ağır gelirdi: ‘Sübhânallâhi ve bi-hamdihî adede halkıhî ve rıdâ nefsihî ve zinete arşihî ve midâde kelimâtihî’ (Yarattıklarının sayısınca, Kendisinin razı olacağı kadar, Arş’ının ağırlığınca ve kelimelerinin mürekkebi miktarınca Allah’ı hamdiyle tesbih ederim).”