2726_2. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَأَبُو كُرَيْبٍ وَإِسْحَاقُ عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ بِشْرٍ، عَنْ مِسْعَرٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ أَبِي رِشْدِينَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، عَنْ جُوَيْرِيَةَ، قَالَتْ مَرَّ بِهَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حِينَ صَلَّى صَلاَةَ الْغَدَاةِ أَوْ بَعْدَ مَا صَلَّى الْغَدَاةَ . فَذَكَرَ نَحْوَهُ غَيْرَ أَنَّهُ قَالَ " سُبْحَانَ اللَّهِ عَدَدَ خَلْقِهِ سُبْحَانَ اللَّهِ رِضَا نَفْسِهِ سُبْحَانَ اللَّهِ زِنَةَ عَرْشِهِ سُبْحَانَ اللَّهِ مِدَادَ كَلِمَاتِهِ " .
Bize Ebu Bekir b. Ebi Şeybe, Ebu Kureyb ve İshak anlattı; Muhammed b. Bişr’den; Mis’ar’dan; Muhammed b. Abdurrahman’dan; Ebu Rüşdîn’den; İbn Abbas’tan; Cüveyriye’den; dedi ki: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem sabah namazını kıldığı sırada veya sabah namazını kıldıktan sonra onun yanından geçti. [Sonra ravi] önceki hadisin benzerini zikretti; ancak o şöyle dedi: “Sübhânallâhi adede halkıhî, sübhânallâhi rıdâ nefsihî, sübhânallâhi zinete arşihî, sübhânallâhi midâde kelimâtihî” (Yarattıklarının sayısınca Allah’ı tesbih ederim, Kendisinin razı olacağı kadar Allah’ı tesbih ederim, Arş’ının ağırlığınca Allah’ı tesbih ederim, kelimelerinin mürekkebi miktarınca Allah’ı tesbih ederim).