612_2. Hadis
حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُعَاذٍ الْعَنْبَرِيُّ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَبِي أَيُّوبَ، - وَاسْمُهُ يَحْيَى بْنُ مَالِكٍ الأَزْدِيُّ وَيُقَالُ الْمَرَاغِيُّ وَالْمَرَاغُ حَىٌّ مِنَ الأَزْدِ - عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " وَقْتُ الظُّهْرِ مَا لَمْ يَحْضُرِ الْعَصْرُ وَوَقْتُ الْعَصْرِ مَا لَمْ تَصْفَرَّ الشَّمْسُ وَوَقْتُ الْمَغْرِبِ مَا لَمْ يَسْقُطْ ثَوْرُ الشَّفَقِ وَوَقْتُ الْعِشَاءِ إِلَى نِصْفِ اللَّيْلِ وَوَقْتُ الْفَجْرِ مَا لَمْ تَطْلُعِ الشَّمْسُ " .
Bize Ubeydullah b. Muaz el-Anberî tahdis etti; dedi ki: Bize babam tahdis etti; Bize Şu'be tahdis etti; Katade'den; Ebu Eyyub'dan —adı Yahya b. Malik el-Ezdi'dir, ona el-Meragî de denilir; Merag, Ezd [kabilesine] ait bir mahalledir—; Abdullah b. Amr'dan; o da Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'den [naklederek] şöyle buyurdu: “Öğle vakti, ikindi gelene kadardır. İkindi vakti, güneş sararıncaya kadardır. Akşam vakti, şafak kırmızılığı kayboluncaya kadardır. Yatsı vakti, gece yarısına kadardır. Sabah vakti ise güneş doğuncaya kadardır.”