613_1. Hadis
حَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، وَعُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ سَعِيدٍ، كِلاَهُمَا عَنِ الأَزْرَقِ، - قَالَ زُهَيْرٌ حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ يُوسُفَ الأَزْرَقُ، - حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَلْقَمَةَ بْنِ مَرْثَدٍ، عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ بُرَيْدَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّ رَجُلاً سَأَلَهُ عَنْ وَقْتِ الصَّلاَةِ فَقَالَ لَهُ " صَلِّ مَعَنَا هَذَيْنِ " . يَعْنِي الْيَوْمَيْنِ فَلَمَّا زَالَتِ الشَّمْسُ أَمَرَ بِلاَلاً فَأَذَّنَ ثُمَّ أَمَرَهُ فَأَقَامَ الظُّهْرَ ثُمَّ أَمَرَهُ فَأَقَامَ الْعَصْرَ وَالشَّمْسُ مُرْتَفِعَةٌ بَيْضَاءُ نَقِيَّةٌ ثُمَّ أَمَرَهُ فَأَقَامَ الْمَغْرِبَ حِينَ غَابَتِ الشَّمْسُ ثُمَّ أَمَرَهُ فَأَقَامَ الْعِشَاءَ حِينَ غَابَ الشَّفَقُ ثُمَّ أَمَرَهُ فَأَقَامَ الْفَجْرَ حِينَ طَلَعَ الْفَجْرُ فَلَمَّا أَنْ كَانَ الْيَوْمُ الثَّانِي أَمَرَهُ فَأَبْرَدَ بِالظُّهْرِ فَأَبْرَدَ بِهَا فَأَنْعَمَ أَنْ يُبْرِدَ بِهَا وَصَلَّى الْعَصْرَ وَالشَّمْسُ مُرْتَفِعَةٌ أَخَّرَهَا فَوْقَ الَّذِي كَانَ وَصَلَّى الْمَغْرِبَ قَبْلَ أَنْ يَغِيبَ الشَّفَقُ وَصَلَّى الْعِشَاءَ بَعْدَ مَا ذَهَبَ ثُلُثُ اللَّيْلِ وَصَلَّى الْفَجْرَ فَأَسْفَرَ بِهَا ثُمَّ قَالَ " أَيْنَ السَّائِلُ عَنْ وَقْتِ الصَّلاَةِ " . فَقَالَ الرَّجُلُ أَنَا يَا رَسُولَ اللَّهِ . قَالَ " وَقْتُ صَلاَتِكُمْ بَيْنَ مَا رَأَيْتُمْ " .
Bana Züheyr b. Harb ve Ubeydullah b. Said tahdis etti; her ikisi Ezrak'tan. —Züheyr dedi ki: Bize İshak b. Yusuf el-Ezrak tahdis etti—; Bize Süfyan tahdis etti; Alkame b. Mersed'den; Süleyman b. Büreyde'den; o babasından; o da Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'den [naklederek rivayet etti]: Bir adam [Resulullah'a] namaz vaktini sordu. [Resulullah] ona: “Bizimle şu iki [günde] namaz kıl” buyurdu. Güneş [batıya doğru] kayınca Bilal'e emretti, o da ezan okudu. Sonra ona emretti, öğle namazı için kamet getirdi. Sonra ona emretti, güneş henüz yüksekte, beyaz ve berrak iken ikindi için kamet getirdi. Sonra ona emretti, güneş battığında akşam için kamet getirdi. Sonra ona emretti, şafak (kırmızılığı) kaybolduğunda yatsı için kamet getirdi. Sonra ona emretti, fecir doğduğunda (tan yeri ağardığında) sabah için kamet getirdi. İkinci gün olduğunda, [Resulullah] ona emretti ve öğleyi serinliğe bıraktı (ebrade); hem de iyice serinliğe bıraktı. İkindiyi, güneş henüz yüksekte iken ancak önceki [günden] daha sonra kıldı. Akşamı şafak kaybolmadan önce kıldı. Yatsıyı gecenin üçte biri geçtikten sonra kıldı. Sabahı ise ortalık iyice aydınlandığında (isfar) kıldı. Sonra: “Namaz vaktini soran kimse nerede?” buyurdu. Adam: “Benim ey Allah'ın Resulü!” dedi. [Resulullah]: “Namazınızın vakti, şu gördüğünüz [vakitlerin] arasıdır” buyurdu.