613_2. Hadis
وَحَدَّثَنِي إِبْرَاهِيمُ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ عَرْعَرَةَ السَّامِيُّ، حَدَّثَنَا حَرَمِيُّ بْنُ عُمَارَةَ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَلْقَمَةَ بْنِ مَرْثَدٍ، عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ بُرَيْدَةَ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّ رَجُلاً، أَتَى النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَسَأَلَهُ عَنْ مَوَاقِيتِ الصَّلاَةِ فَقَالَ " اشْهَدْ مَعَنَا الصَّلاَةَ " . فَأَمَرَ بِلاَلاً فَأَذَّنَ بِغَلَسٍ فَصَلَّى الصُّبْحَ حِينَ طَلَعَ الْفَجْرُ ثُمَّ أَمَرَهُ بِالظُّهْرِ حِينَ زَالَتِ الشَّمْسُ عَنْ بَطْنِ السَّمَاءِ ثُمَّ أَمَرَهُ بِالْعَصْرِ وَالشَّمْسُ مُرْتَفِعَةٌ ثُمَّ أَمَرَهُ بِالْمَغْرِبِ حِينَ وَجَبَتِ الشَّمْسُ ثُمَّ أَمَرَهُ بِالْعِشَاءِ حِينَ وَقَعَ الشَّفَقُ ثُمَّ أَمَرَهُ الْغَدَ فَنَوَّرَ بِالصُّبْحِ ثُمَّ أَمَرَهُ بِالظُّهْرِ فَأَبْرَدَ ثُمَّ أَمَرَهُ بِالْعَصْرِ وَالشَّمْسُ بَيْضَاءُ نَقِيَّةٌ لَمْ تُخَالِطْهَا صُفْرَةٌ ثُمَّ أَمَرَهُ بِالْمَغْرِبِ قَبْلَ أَنْ يَقَعَ الشَّفَقُ ثُمَّ أَمَرَهُ بِالْعِشَاءِ عِنْدَ ذَهَابِ ثُلُثِ اللَّيْلِ أَوْ بَعْضِهِ - شَكَّ حَرَمِيٌّ - فَلَمَّا أَصْبَحَ قَالَ " أَيْنَ السَّائِلُ مَا بَيْنَ مَا رَأَيْتَ وَقْتٌ " .
Bana İbrahim b. Muhammed b. Ar'ara es-Sâmî tahdis etti; Bize Haremî b. Umare tahdis etti; Bize Şu'be tahdis etti; Alkame b. Mersed'den; Süleyman b. Büreyde'den; o babasından; [naklettiğine göre]: Bir adam Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'e gelip namaz vakitlerini sordu. [Resulullah]: “Bizimle beraber namazda bulun” buyurdu. Bilal'e emretti, o da alacakaranlıkta (galas) ezan okudu; fecir doğduğunda sabah namazını kıldırdı. Sonra ona emretti, güneş semanın ortasından kaydığında öğleyi kıldırdı. Sonra ona emretti, güneş henüz yüksekteyken ikindiyi kıldırdı. Sonra ona emretti, güneş battığında akşamı kıldırdı. Sonra ona emretti, şafak kaybolduğunda yatsıyı kıldırdı. Ertesi gün [yine] ona emretti; sabahı ortalık aydınlandığında (tenvir) kıldırdı. Sonra ona emretti, öğleyi serinliğe bıraktı (ebrade). Sonra ona emretti, ikindiyi güneş henüz beyaz ve berrak iken, ona sarılık karışmamışken kıldırdı. Sonra ona emretti, akşamı şafak kaybolmadan önce kıldırdı. Sonra ona emretti, yatsıyı gecenin üçte biri veya bir kısmı geçtiğinde kıldırdı —Haremî [bu konuda] şüphe etti—. Sabah olunca [Resulullah]: “Soran kimse nerede? Gördüğün şu vakitlerin arası, [namaz] vaktidir” buyurdu.