645_3. Hadis
وَحَدَّثَنَا نَصْرُ بْنُ عَلِيٍّ الْجَهْضَمِيُّ، وَإِسْحَاقُ بْنُ مُوسَى الأَنْصَارِيُّ، قَالاَ حَدَّثَنَا مَعْنٌ، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ عَمْرَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ إِنْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لَيُصَلِّي الصُّبْحَ فَيَنْصَرِفُ النِّسَاءُ مُتَلَفِّعَاتٍ بِمُرُوطِهِنَّ مَا يُعْرَفْنَ مِنَ الْغَلَسِ . وَقَالَ الأَنْصَارِيُّ فِي رِوَايَتِهِ مُتَلَفِّفَاتٍ .
Bize Nasr b. Ali el-Cehdamî ve İshâk b. Mûsâ el-Ensârî anlattı; dediler ki: Bize Ma’n, Mâlik’ten; Yahyâ b. Saîd’den; Amre’den; Âişe’den [naklederek] anlattı; dedi ki: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem sabah namazını kıldırırdı da kadınlar mürûtlarına (örtülerine) bürünmüş olarak [namazdan] ayrılırlardı; gales (alaca karanlık) sebebiyle tanınmazlardı. Ensârî kendi rivayetinde “bürünmüş” kelimesi için “mütelaffifât” [lafzını] kullandı.