Tövbe Kitabı

Müslim · Sahih-i Müslim (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

2750_2. Hadis

حَدَّثَنِي إِسْحَاقُ بْنُ مَنْصُورٍ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ الصَّمَدِ، سَمِعْتُ أَبِي يُحَدِّثُ، حَدَّثَنَا سَعِيدٌ، الْجُرَيْرِيُّ عَنْ أَبِي عُثْمَانَ النَّهْدِيِّ، عَنْ حَنْظَلَةَ، قَالَ كُنَّا عِنْدَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَوَعَظَنَا فَذَكَّرَ النَّارَ - قَالَ - ثُمَّ جِئْتُ إِلَى الْبَيْتِ فَضَاحَكْتُ الصِّبْيَانَ وَلاَعَبْتُ الْمَرْأَةَ - قَالَ - فَخَرَجْتُ فَلَقِيتُ أَبَا بَكْرٍ فَذَكَرْتُ ذَلِكَ لَهُ فَقَالَ وَأَنَا قَدْ فَعَلْتُ مِثْلَ مَا تَذْكُرُ ‏.‏ فَلَقِينَا رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ نَافَقَ حَنْظَلَةُ فَقَالَ ‏"‏ مَهْ ‏"‏ ‏.‏ فَحَدَّثْتُهُ بِالْحَدِيثِ فَقَالَ أَبُو بَكْرٍ وَأَنَا قَدْ فَعَلْتُ مِثْلَ مَا فَعَلَ فَقَالَ ‏"‏ يَا حَنْظَلَةُ سَاعَةً وَسَاعَةً وَلَوْ كَانَتْ تَكُونُ قُلُوبُكُمْ كَمَا تَكُونُ عِنْدَ الذِّكْرِ لَصَافَحَتْكُمُ الْمَلاَئِكَةُ حَتَّى تُسَلِّمَ عَلَيْكُمْ فِي الطُّرُقِ ‏"‏ ‏.‏

Bana İshâk b. Mansûr anlattı; bize Abdüssamed haber verdi; [Abdüssamed]: Babamı anlatırken işittim, dedi; bize Saîd el-Cüreyrî, Ebû Osmân en-Nehdî'den; o da Hanzala'dan [naklederek] anlattı. [Hanzala] dedi ki: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in yanındaydık; bize vaaz etti ve cehennemi hatırlattı. [Hanzala devamla] dedi ki: Sonra eve geldim, çocuklarla gülüştüm ve hanımımla şakalaştım (oynaştım). [Sonra] evden çıktım ve Ebû Bekir ile karşılaştım; bu durumu ona anlattım. O da: "Ben de senin anlattığının benzerini yaptım," dedi. [Beraberce] Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem ile karşılaştık. "Ey Resulullah! Hanzala münafık oldu!" dedim. [Resulullah]: "Bırak [bu sözü]! (Meh)" buyurdu. Ben de olup biteni ona anlattım. Ebû Bekir de: "Ben de onun yaptığının benzerini yaptım," dedi. Bunun üzerine [Resulullah]: "Ey Hanzala! Bazen öyle bazen böyle (sâaten ve sâaten). Şayet kalpleriniz zikir anındaki [haliniz] üzere devam edebilseydi, yollarda size selam verene kadar melekler sizinle musafaha ederlerdi (tokalaşırlardı)," buyurdu.