2778. Hadis
حَدَّثَنَا زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، وَهَارُونُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، - وَاللَّفْظُ لِزُهَيْرٍ - قَالاَ حَدَّثَنَا حَجَّاجُ، بْنُ مُحَمَّدٍ عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، أَخْبَرَنِي ابْنُ أَبِي مُلَيْكَةَ، أَنَّ حُمَيْدَ بْنَ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عَوْفٍ، أَخْبَرَهُ أَنَّ مَرْوَانَ قَالَ اذْهَبْ يَا رَافِعُ - لِبَوَّابِهِ - إِلَى ابْنِ عَبَّاسٍ فَقُلْ لَئِنْ كَانَ كُلُّ امْرِئٍ مِنَّا فَرِحَ بِمَا أَتَى وَأَحَبَّ أَنْ يُحْمَدَ بِمَا لَمْ يَفْعَلْ مُعَذَّبًا لَنُعَذَّبَنَّ أَجْمَعُونَ . فَقَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ مَا لَكُمْ وَلِهَذِهِ الآيَةِ إِنَّمَا أُنْزِلَتْ هَذِهِ الآيَةُ فِي أَهْلِ الْكِتَابِ . ثُمَّ تَلاَ ابْنُ عَبَّاسٍ { وَإِذْ أَخَذَ اللَّهُ مِيثَاقَ الَّذِينَ أُوتُوا الْكِتَابَ لَتُبَيِّنُنَّهُ لِلنَّاسِ وَلاَ تَكْتُمُونَهُ} هَذِهِ الآيَةَ وَتَلاَ ابْنُ عَبَّاسٍ { لاَ تَحْسَبَنَّ الَّذِينَ يَفْرَحُونَ بِمَا أَتَوْا وَيُحِبُّونَ أَنْ يُحْمَدُوا بِمَا لَمْ يَفْعَلُوا} وَقَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ سَأَلَهُمُ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم عَنْ شَىْءٍ فَكَتَمُوهُ إِيَّاهُ وَأَخْبَرُوهُ بِغَيْرِهِ فَخَرَجُوا قَدْ أَرَوْهُ أَنْ قَدْ أَخْبَرُوهُ بِمَا سَأَلَهُمْ عَنْهُ وَاسْتَحْمَدُوا بِذَلِكَ إِلَيْهِ وَفَرِحُوا بِمَا أَتَوْا مِنْ كِتْمَانِهِمْ إِيَّاهُ مَا سَأَلَهُمْ عَنْهُ .
Bize Züheyr b. Harb ve Hârûn b. Abdullâh anlattılar —lafız Züheyr'indir—; dediler ki: Bize Haccâc b. Muhammed, İbn Cüreyc'den [naklederek] anlattı; bana İbn Ebî Müleyke haber verdi; ona da Humeyd b. Abdurrahmân b. Avf haber vermiş ki, Mervân [kapıcısı olan] Râfi'e: 'İbn Abbâs'a git ve ona: 'Eğer bizden her kim yaptığına sevinir ve yapmadığı şeyle övülmeyi severse mutlaka azap görecekse, o halde hepimiz azap göreceğiz demektir,' de,' demiş. Bunun üzerine İbn Abbâs şöyle dedi: 'Sizin bu ayetle ne işiniz var? Bu ayet ancak Ehl-i Kitap hakkında indirilmiştir.' Sonra İbn Abbâs bu ayeti okudu: { وَإِذْ أَخَذَ اللَّهُ مِيثَاقَ الَّذِينَ أُوتُوا الْكِتَابَ لَتُبَيِّنُنَّهُ لِلنَّاسِ وَلاَ تَكْتُمُونَهُ } "Hani Allah, kendilerine kitap verilenlerden; 'Ondaki gerçekleri mutlaka insanlara açıklayacaksınız, onu gizlemeyeceksiniz' diye söz almıştı." Ardından İbn Abbâs şu ayeti de okudu: { لاَ تَحْسَبَنَّ الَّذِينَ يَفْرَحُونَ بِمَا أَتَوْا وَيُحِبُّونَ أَنْ يُحْمَدُوا بِمَا لَمْ يَفْعَلُوا } "Yaptıklarına sevinen ve yapmadıkları şeylerle övülmeyi sevenlerin [azaptan kurtulacaklarını sanma]!" Ve İbn Abbâs [sözüne şöyle devam etti]: 'Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem onlara bir şey sordu, onlar ise bunu ondan gizlediler ve ona [sorduğundan] başkasını haber verdiler. Sonra da onun yanından, güya kendisine sorduğu şeyi haber vermişler gibi çıktılar; bununla da onun katında övülmeyi beklediler; sorduğu şeyi kendisinden gizledikleri için yaptıkları bu işe de sevindiler."