2834_3. Hadis
وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَاحِدِ، - يَعْنِي ابْنَ زِيَادٍ - عَنْ عُمَارَةَ بْنِ، الْقَعْقَاعِ حَدَّثَنَا أَبُو زُرْعَةَ، قَالَ سَمِعْتُ أَبَا هُرَيْرَةَ، يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " أَوَّلُ مَنْ يَدْخُلُ الْجَنَّةَ " . ح وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، - وَاللَّفْظُ لِقُتَيْبَةَ - قَالاَ حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنْ عُمَارَةَ، عَنْ أَبِي زُرْعَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِنَّ أَوَّلَ زُمْرَةٍ يَدْخُلُونَ الْجَنَّةَ عَلَى صُورَةِ الْقَمَرِ لَيْلَةَ الْبَدْرِ وَالَّذِينَ يَلُونَهُمْ عَلَى أَشَدِّ كَوْكَبٍ دُرِّيٍّ فِي السَّمَاءِ إِضَاءَةً لاَ يَبُولُونَ وَلاَ يَتَغَوَّطُونَ وَلاَ يَمْتَخِطُونَ وَلاَ يَتْفُلُونَ أَمْشَاطُهُمُ الذَّهَبُ وَرَشْحُهُمُ الْمِسْكُ وَمَجَامِرُهُمُ الأَلُوَّةُ وَأَزْوَاجُهُمُ الْحُورُ الْعِينُ أَخْلاَقُهُمْ عَلَى خُلُقِ رَجُلٍ وَاحِدٍ عَلَى صُورَةِ أَبِيهِمْ آدَمَ سِتُّونَ ذِرَاعًا فِي السَّمَاءِ " .
Bize Kuteybe b. Saîd anlattı; [dedi ki:] Bize Abdülvâhid -İbn Ziyâd'ı kastediyor- Ammâre b. el-Ka'kâ'dan anlattı; [dedi ki:] Bize Ebû Zür'a anlattı; [dedi ki:] Ebû Hureyre'yi [şöyle] derken işittim: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem: “Cennete girecek ilk kimse...” buyurdu. (H) Bize Kuteybe b. Saîd ve Züheyr b. Harb de anlattılar; -lafız Kuteybe'nindir- [dediler ki:] Bize Cerîr, Ammâre'den, o Ebû Zür'a'dan, o da Ebû Hureyre'den anlattı; [dedi ki:] Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Cennete girecek ilk zümre, dolunay gecesindeki ayın suretindedir. Onların peşinden gelenler ise gökteki ışığı en şiddetli olan inci gibi [parlayan] yıldız üzerindedirler. [Orada] küçük abdest bozmazlar, büyük abdest bozmazlar, burun temizlemezler ve tükürmezler. Tarakları altındır, terleri misktir, buhurdanlıkları elüvve (öd ağacı) dır. Eşleri hûru'l-în (iri gözlü huri) lerdir. Hepsi tek bir adamın ahlakı üzere, babaları Âdem'in suretinde, göğe doğru altmış ziradırlar.”