Cennet, Nimetlerinin Sıfatı ve Ehli Kitabı

Müslim · Sahih-i Müslim (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

2860_2. Hadis

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، ح وَحَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُعَاذٍ، حَدَّثَنَا أَبِي كِلاَهُمَا، عَنْ شُعْبَةَ، ح وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَمُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، - وَاللَّفْظُ لاِبْنِ الْمُثَنَّى - قَالاَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنِ الْمُغِيرَةِ بْنِ النُّعْمَانِ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ قَامَ فِينَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم خَطِيبًا بِمَوْعِظَةٍ فَقَالَ ‏"‏ يَا أَيُّهَا النَّاسُ إِنَّكُمْ تُحْشَرُونَ إِلَى اللَّهِ حُفَاةً عُرَاةً غُرْلاً ‏{‏ كَمَا بَدَأْنَا أَوَّلَ خَلْقٍ نُعِيدُهُ وَعْدًا عَلَيْنَا إِنَّا كُنَّا فَاعِلِينَ‏}‏ أَلاَ وَإِنَّ أَوَّلَ الْخَلاَئِقِ يُكْسَى يَوْمَ الْقِيَامَةِ إِبْرَاهِيمُ عَلَيْهِ السَّلاَمُ أَلاَ وَإِنَّهُ سَيُجَاءُ بِرِجَالٍ مِنْ أُمَّتِي فَيُؤْخَذُ بِهِمْ ذَاتَ الشِّمَالِ فَأَقُولُ يَا رَبِّ أَصْحَابِي ‏.‏ فَيُقَالُ إِنَّكَ لاَ تَدْرِي مَا أَحْدَثُوا بَعْدَكَ ‏.‏ فَأَقُولُ كَمَا قَالَ الْعَبْدُ الصَّالِحُ ‏{‏ وَكُنْتُ عَلَيْهِمْ شَهِيدًا مَا دُمْتُ فِيهِمْ فَلَمَّا تَوَفَّيْتَنِي كُنْتَ أَنْتَ الرَّقِيبَ عَلَيْهِمْ وَأَنْتَ عَلَى كُلِّ شَىْءٍ شَهِيدٌ * إِنْ تُعَذِّبْهُمْ فَإِنَّهُمْ عِبَادُكَ وَإِنْ تَغْفِرْ لَهُمْ فَإِنَّكَ أَنْتَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ‏}‏ قَالَ فَيُقَالُ لِي إِنَّهُمْ لَمْ يَزَالُوا مُرْتَدِّينَ عَلَى أَعْقَابِهِمْ مُنْذُ فَارَقْتَهُمْ ‏"‏ ‏.‏ وَفِي حَدِيثِ وَكِيعٍ وَمُعَاذٍ ‏"‏ فَيُقَالُ إِنَّكَ لاَ تَدْرِي مَا أَحْدَثُوا بَعْدَكَ ‏"‏ ‏.‏

Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe anlattı; [dedi ki:] Bize Vekî' anlattı. (H) Bize Ubeydullâh b. Muâz da anlattı; [dedi ki:] Babam bize anlattı; her ikisi de Şu'be'den naklettiler. (H) Bize Muhammed b. el-Müsennâ ve Muhammed b. Beşşâr da anlattılar; -lafız İbnü'l-Müsennâ'nındır- [dediler ki:] Bize Muhammed b. Ca'fer anlattı; [dedi ki:] Bize Şu'be, el-Mugîre b. en-Nu'mân'dan, o Saîd b. Cübeyr'den, o da İbn Abbâs'tan naklen anlattı; [İbn Abbâs] dedi ki: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem öğüt vermek üzere aramızda hatip olarak kalktı ve şöyle buyurdu: “Ey insanlar! Şüphesiz siz Allah'ın huzuruna yalınayak, çıplak ve gurlen (sünnet edilmemiş) olarak haşrolunacaksınız. { كَمَا بَدَأْنَا أَوَّلَ خَلْقٍ نُعِيدُهُ وَعْدًا عَلَيْنَا إِنَّا كُنَّا فَاعِلِينَ } “İlk yaratılışa nasıl başladıysak, üzerimize aldığımız bir vaat olarak onu yine iade edeceğiz. Bunu mutlaka yapacağız.” Haberiniz olsun ki, kıyamet günü yaratılanlardan ilk giydirilecek olan İbrâhîm aleyhisselâm'dır. Haberiniz olsun ki, ümmetimden bazı adamlar getirilecek ve sol tarafa (cehenneme) doğru götürülecekler. Ben: ‘Ey Rabbim! Onlar ashabımdır!’ diyeceğim. Bunun üzerine: ‘Sen onların senden sonra neler ortaya çıkardıklarını [dini nasıl değiştirdiklerini] bilmezsin.’ denilecek. Ben de salih kulun (İsa'nın) dediği gibi diyeceğim: { وَكُنْتُ عَلَيْهِمْ شَهِيدًا مَا دُمْتُ فِيهِمْ فَلَمَّا تَوَفَّيْتَنِي كُنْتَ أَنْتَ الرَّقِيبَ عَلَيْهِمْ وَأَنْتَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ شَهِيدٌ * إِنْ تُعَذِّبْهُمْ فَإِنَّهُمْ عِبَادُكَ وَإِنْ تَغْفِرْ لَهُمْ فَإِنَّكَ أَنْتَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ } “Aralarında bulunduğum sürece onlara şahittim. Sen beni vefat ettirince (aramızdan alınca) onları gözetleyen yalnız Sen oldun. Sen her şeye şahitsin. Eğer onlara azap edersen, şüphesiz onlar Senin kullarındır. Eğer onları bağışlarsan, şüphesiz Sen mutlak güç ve hikmet sahibisin.” [Resulullah] buyurdu ki: Bana şöyle denilecek: ‘Onlar sen kendilerinden ayrıldığından beri ökçeleri üzerinde gerisin geri [dinden] dönmeye devam ettiler.’” Vekî' ve Muâz'ın hadisinde: “Onun üzerine: ‘Sen onların senden sonra neler ortaya çıkardıklarını bilmezsin.’ denilecek.” ifadesi yer almaktadır.