169_6. Hadis
حَدَّثَنِي أَبُو الرَّبِيعِ، وَأَبُو كَامِلٍ قَالاَ حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، - وَهُوَ ابْنُ زَيْدٍ - عَنْ أَيُّوبَ، وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبَّادٍ، حَدَّثَنَا حَاتِمٌ، - يَعْنِي ابْنَ إِسْمَاعِيلَ - عَنْ مُوسَى بْنِ عُقْبَةَ، كِلاَهُمَا عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِمِثْلِهِ .
Bana Ebü'r-Rebi' ve Ebû Kâmil anlattılar; dediler ki: Bize Hammâd —yani İbn Zeyd— Eyyûb'dan; (H) Bize Muhammed b. Abbâd da anlattı; bize Hâtim —yani İbn İsmâil— Mûsâ b. Ukbe'den [naklederek] haber verdi. Her ikisi de [Hammâd ve Hâtim], Nâfi'den; o da İbn Ömer'den; o da Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'den [önceki 169_5 (169) numaralı rivayetin] bir benzerini nakletti.