822_2. Hadis
وَحَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي وَائِلٍ، قَالَ جَاءَ رَجُلٌ إِلَى عَبْدِ اللَّهِ يُقَالُ لَهُ نَهِيكُ بْنُ سِنَانٍ . بِمِثْلِ حَدِيثِ وَكِيعٍ غَيْرَ أَنَّهُ قَالَ فَجَاءَ عَلْقَمَةُ لِيَدْخُلَ عَلَيْهِ فَقُلْنَا لَهُ سَلْهُ عَنِ النَّظَائِرِ الَّتِي كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقْرَأُ بِهَا فِي رَكْعَةٍ فَدَخَلَ عَلَيْهِ فَسَأَلَهُ ثُمَّ خَرَجَ عَلَيْنَا فَقَالَ عِشْرُونَ سُورَةً مِنَ الْمُفَصَّلِ فِي تَأْلِيفِ عَبْدِ اللَّهِ .
Bize Ebû Küreyb de anlattı; bize Ebû Muâviye anlattı; el-A’meş’ten; Ebû Vâil’den; (dedi ki): “Abdullah’a [b. Mes’ûd], Nehîk b. Sinân denilen bir adam geldi.” (Râvi) Vekî’nin hadisi gibi (nakletti). Şu farkla ki [Ebû Vâil] şöyle dedi: “Alkame, [Abdullah’ın] yanına girmek üzere geldiğinde biz ona: ‘Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’in bir rekatta [beraberce] okuduğu benzer sûreleri ona sor.’ dedik. O da yanına girip kendisine sordu, sonra yanımıza gelerek: ‘Abdullah’ın [Mushaf] tertibine göre mufassal sûrelerden yirmi sûredir.’ dedi.”