Bayram Namazları Kitabı

Müslim · Sahih-i Müslim (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

892_5. Hadis

حَدَّثَنِي هَارُونُ بْنُ سَعِيدٍ الأَيْلِيُّ، وَيُونُسُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى، - وَاللَّفْظُ لِهَارُونَ - قَالاَ حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنَا عَمْرٌو، أَنَّ مُحَمَّدَ بْنَ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، حَدَّثَهُ عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ دَخَلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَعِنْدِي جَارِيَتَانِ تُغَنِّيَانِ بِغِنَاءِ بُعَاثٍ فَاضْطَجَعَ عَلَى الْفِرَاشِ وَحَوَّلَ وَجْهَهُ فَدَخَلَ أَبُو بَكْرٍ فَانْتَهَرَنِي وَقَالَ مِزْمَارُ الشَّيْطَانِ عِنْدَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَأَقْبَلَ عَلَيْهِ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ ‏"‏ دَعْهُمَا ‏"‏ فَلَمَّا غَفَلَ غَمَزْتُهُمَا فَخَرَجَتَا وَكَانَ يَوْمَ عِيدٍ يَلْعَبُ السُّودَانُ بِالدَّرَقِ وَالْحِرَابِ فَإِمَّا سَأَلْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَإِمَّا قَالَ ‏"‏ تَشْتَهِينَ تَنْظُرِينَ ‏"‏ ‏.‏ فَقُلْتُ نَعَمْ فَأَقَامَنِي وَرَاءَهُ خَدِّي عَلَى خَدِّهِ وَهُوَ يَقُولُ ‏"‏ دُونَكُمْ يَا بَنِي أَرْفَدَةَ ‏"‏ ‏.‏ حَتَّى إِذَا مَلِلْتُ قَالَ ‏"‏ حَسْبُكِ ‏"‏ ‏.‏ قُلْتُ نَعَمْ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَاذْهَبِي ‏"‏ ‏.‏

Bana Harun b. Saîd el-Eylî ve Yunus b. Abdila’lâ anlattılar -lafız Harun’undur-; dediler ki: Bize İbn Vehb anlattı; bize Amr haber verdi; Muhammed b. Abdurrahman’ın ona anlattığına göre; Urve’den; Âişe’den; [şöyle demiştir]: “Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem yanıma girdi. Yanımda Buas günü ezgilerini söyleyen iki küçük kız vardı. Nebi yatağa uzandı ve yüzünü başka yöne çevirdi. Sonra Ebû Bekr girdi; beni azarlayarak: ‘Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem’in yanında şeytan çalgısı mı?!’ dedi. Bunun üzerine Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem ona yönelerek: ‘Bırak onları!’ buyurdu. Ebû Bekr başka şeyle meşgul olunca, o iki kıza işaret ettim, onlar da dışarı çıktılar. Bir bayram günüydü; Siyahîler kalkanlar ve mızraklarla oynuyorlardı. Ya ben Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem’e izlemek için sordum, ya da o: ‘İzlemek ister misin?’ buyurdu. ‘Evet’ dedim. Beni arkasında, yanağım onun yanağına değecek şekilde durdurdu. O bir yandan: ‘Haydi göreyim sizi ey Erfide oğulları!’ buyuruyordu. Nihayet ben yorulunca: ‘Sana yeter mi?’ buyurdu. ‘Evet’ dedim. ‘Öyleyse git’ buyurdu.”