Taharet Kitabı

Ebu Davud · Sünen-i Ebu Davud (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

180. Hadis

حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ مَخْلَدٍ الطَّالْقَانِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ، - يَعْنِي ابْنَ مَغْرَاءَ - حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، أَخْبَرَنَا أَصْحَابٌ، لَنَا عَنْ عُرْوَةَ الْمُزَنِيِّ، عَنْ عَائِشَةَ، بِهَذَا الْحَدِيثِ ‏.‏ قَالَ أَبُو دَاوُدَ قَالَ يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ الْقَطَّانُ لِرَجُلٍ احْكِ عَنِّي أَنَّ هَذَيْنِ - يَعْنِي حَدِيثَ الأَعْمَشِ هَذَا عَنْ حَبِيبٍ وَحَدِيثَهُ بِهَذَا الإِسْنَادِ فِي الْمُسْتَحَاضَةِ أَنَّهَا تَتَوَضَّأُ لِكُلِّ صَلاَةٍ - قَالَ يَحْيَى احْكِ عَنِّي أَنَّهُمَا شِبْهُ لاَ شَىْءَ ‏.‏ قَالَ أَبُو دَاوُدَ وَرُوِيَ عَنِ الثَّوْرِيِّ قَالَ مَا حَدَّثَنَا حَبِيبٌ إِلاَّ عَنْ عُرْوَةَ الْمُزَنِيِّ يَعْنِي لَمْ يُحَدِّثْهُمْ عَنْ عُرْوَةَ بْنِ الزُّبَيْرِ بِشَىْءٍ ‏.‏ قَالَ أَبُو دَاوُدَ وَقَدْ رَوَى حَمْزَةُ الزَّيَّاتُ عَنْ حَبِيبٍ عَنْ عُرْوَةَ بْنِ الزُّبَيْرِ عَنْ عَائِشَةَ حَدِيثًا صَحِيحًا ‏.‏

Bize İbrâhîm b. Mahled et-Tâlkânî anlattı; [dedi ki:] Bize Abdurrahman -İbn Magrâ’yı kastediyor- anlattı; [dedi ki:] Bize el-A'meş haber verdi; arkadaşlarımızdan; [onlar da] Urve el-Müzenî’den; o da Âişe’den [naklen] bu hadisi [rivayet ettiler]. Ebû Dâvûd dedi ki: Yahyâ b. Saîd el-Kattân bir adama şöyle dedi: “Benim şu iki hadis -yani el-A'meş’in Habîb’den olan bu hadisi ile aynı isnadla müstehâza (özür kanı gören kadın) nın her namaz için abdest alacağına dair olan hadis- hakkında «Onlar hiçbir şey [aslı olmayan sözler] gibidirler» dediğimi naklet.” Ebû Dâvûd dedi ki: es-Sevrî’den: “Habîb bize ancak Urve el-Müzenî’den [hadis] anlattı.” -Yani onlara Urve b. ez-Zübeyr’den hiçbir şey anlatmamıştır- dediği rivayet edildi. Ebû Dâvûd [şunu da] ekledi: Hamza ez-Zeyyât ise Habîb’den, o Urve b. ez-Zübeyr’den, o da Âişe’den sahih bir hadis rivayet etmiştir.