Taharet Kitabı

Ebu Davud · Sünen-i Ebu Davud (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

273. Hadis

حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنِ الشَّيْبَانِيِّ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ الأَسْوَدِ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، - رضى الله عنها - قَالَتْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَأْمُرُنَا فِي فَوْحِ حَيْضِنَا أَنْ نَتَّزِرَ ثُمَّ يُبَاشِرُنَا وَأَيُّكُمْ يَمْلِكُ إِرْبَهُ كَمَا كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَمْلِكُ إِرْبَهُ ‏.‏

Bize Osmân b. Ebî Şeybe anlattı; bize Cerîr anlattı; eş-Şeybânî’den; Abdurrahman b. el-Esved’den; babasından; Âişe -radıyallâhu anhâ-’dan; o şöyle demiştir: “Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem, adetimizin en yoğun [şiddetli] döneminde (fevh-i hayz) dahi bize [sıkıca] örtünmemizi (entettezira) emreder, sonra bizimle mübaşerette (yübâşirunâ) [ten tene temasta] bulunurdu. Halbuki hanginiz kendi nefsine [şehvetine/iradesine], Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’in hakim olduğu (irbehu) gibi hakim olabilir ki?”