307. Hadis
حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ إِسْمَاعِيلَ، أَخْبَرَنَا حَمَّادٌ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أُمِّ الْهُذَيْلِ، عَنْ أُمِّ عَطِيَّةَ، وَكَانَتْ، بَايَعَتِ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَتْ كُنَّا لاَ نَعُدُّ الْكُدْرَةَ وَالصُّفْرَةَ بَعْدَ الطُّهْرِ شَيْئًا .
Bize Mûsâ b. İsmâîl anlattı; bize Hammâd haber verdi; Katâde’den; Ümmi’l-Hüzeyl’den; Ümmi Atıyye -radıyallâhu anhâ-’dan —ki kendisi Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem’e biat eden hanımlardandır— nakledildiğine göre o şöyle demiştir: “Biz Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem zamanında, temizlik (tuhr) halinden sonra gelen bulanık (kudra) ve sarı (safra) akıntıları hiçbir şey [âdetten] saymazdık.”