382. Hadis
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ صَالِحٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، حَدَّثَنِي حَمْزَةُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، قَالَ قَالَ ابْنُ عُمَرَ كُنْتُ أَبِيتُ فِي الْمَسْجِدِ فِي عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَكُنْتُ فَتًى شَابًّا عَزَبًا وَكَانَتِ الْكِلاَبُ تَبُولُ وَتُقْبِلُ وَتُدْبِرُ فِي الْمَسْجِدِ فَلَمْ يَكُونُوا يَرُشُّونَ شَيْئًا مِنْ ذَلِكَ .
Bize Ahmed b. Sâlih anlattı; bize Abdullâh b. Vehb anlattı; Yûnus bana haber verdi; İbn Şihâb'dan; Hamza b. Abdullâh b. Ömer bana anlattı; dedi ki: İbn Ömer [şöyle] dedi: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem döneminde mescidde gecelerdim. O zamanlar genç, bekâr bir delikanlıydım. Köpekler mescidde işer, girip çıkarlardı; [insanlar] ise bunlardan hiçbirinin üzerine [su] serpmezlerdi.