1769. Hadis
حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ عَوْنٍ، أَخْبَرَنَا سُفْيَانُ، - يَعْنِي ابْنَ عُيَيْنَةَ - عَنْ عَبْدِ الْكَرِيمِ الْجَزَرِيِّ، عَنْ مُجَاهِدٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي لَيْلَى، عَنْ عَلِيٍّ، - رضى الله عنه - قَالَ أَمَرَنِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ أَقُومَ عَلَى بُدْنِهِ وَأَقْسِمَ جُلُودَهَا وَجِلاَلَهَا وَأَمَرَنِي أَنْ لاَ أُعْطِيَ الْجَزَّارَ مِنْهَا شَيْئًا وَقَالَ " نَحْنُ نُعْطِيهِ مِنْ عِنْدِنَا " .
Bize Amr b. Avn anlattı; bize Süfyân —yani İbn Uyeyne— haber verdi; Abdülkerîm el-Cezerî'den; Mücâhid'den; Abdurrahman b. Ebî Leylâ'dan; Ali radıyallahu anh'dan nakledildiğine göre şöyle demiştir: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem kurbanlık develerinin (büdn) başında durmamı, derilerini ve örtülerini (cilâl) dağıtmamı emretti. Kasaba [yaptığı işe karşılık] bunlardan (kurbanlıktan) bir şey vermememi emretti ve: “Biz ona (kasaplık ücretini) kendi yanımızdan veririz,” buyurdu.