1773. Hadis
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ حَنْبَلٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَكْرٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ الْمُنْكَدِرِ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ صَلَّى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم الظُّهْرَ بِالْمَدِينَةِ أَرْبَعًا وَصَلَّى الْعَصْرَ بِذِي الْحُلَيْفَةِ رَكْعَتَيْنِ ثُمَّ بَاتَ بِذِي الْحُلَيْفَةِ حَتَّى أَصْبَحَ فَلَمَّا رَكِبَ رَاحِلَتَهُ وَاسْتَوَتْ بِهِ أَهَلَّ .
Bize Ahmed b. Hanbel anlattı; bize Muhammed b. Bekr anlattı; bize İbn Cüreyc anlattı; Muhammed b. el-Münkidir'den; Enes radıyallahu anh'dan nakledildiğine göre şöyle demiştir: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem öğle namazını Medine'de dört rekat, ikindi namazını ise Zülhuleyfe'de iki rekat olarak kıldı. Sonra sabaha kadar Zülhuleyfe'de geceledi. Bineğine binip devesi [hareket edip] kendisiyle beraber doğrulunca (istevet) telbiyeye başladı (ehalle).