1782. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو سَلَمَةَ، مُوسَى بْنُ إِسْمَاعِيلَ حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ الْقَاسِمِ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّهَا قَالَتْ لَبَّيْنَا بِالْحَجِّ حَتَّى إِذَا كُنَّا بِسَرِفَ حِضْتُ فَدَخَلَ عَلَىَّ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَأَنَا أَبْكِي فَقَالَ " مَا يُبْكِيكِ يَا عَائِشَةُ " . فَقُلْتُ حِضْتُ لَيْتَنِي لَمْ أَكُنْ حَجَجْتُ . فَقَالَ " سُبْحَانَ اللَّهِ إِنَّمَا ذَلِكَ شَىْءٌ كَتَبَهُ اللَّهُ عَلَى بَنَاتِ آدَمَ " . فَقَالَ " انْسُكِي الْمَنَاسِكَ كُلَّهَا غَيْرَ أَنْ لاَ تَطُوفِي بِالْبَيْتِ " . فَلَمَّا دَخَلْنَا مَكَّةَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " مَنْ شَاءَ أَنْ يَجْعَلَهَا عُمْرَةً فَلْيَجْعَلْهَا عُمْرَةً إِلاَّ مَنْ كَانَ مَعَهُ الْهَدْىُ " . قَالَتْ وَذَبَحَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ نِسَائِهِ الْبَقَرَ يَوْمَ النَّحْرِ فَلَمَّا كَانَتْ لَيْلَةُ الْبَطْحَاءِ وَطَهُرَتْ عَائِشَةُ قَالَتْ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَتَرْجِعُ صَوَاحِبِي بِحَجٍّ وَعُمْرَةٍ وَأَرْجِعُ أَنَا بِالْحَجِّ فَأَمَرَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَبْدَ الرَّحْمَنِ بْنَ أَبِي بَكْرٍ فَذَهَبَ بِهَا إِلَى التَّنْعِيمِ فَلَبَّتْ بِالْعُمْرَةِ .
Bize Ebû Seleme Mûsâ b. İsmâil anlattı; bize Hammâd anlattı; Abdurrahman b. el-Kâsım'dan; babasından; Âişe radıyallahu anhâ'dan nakledildiğine göre şöyle demiştir: Hac için telbiye getirip [yola] çıktık. Sarif denilen yere vardığımızda adet gördüm. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem ben ağlarken yanıma girdi ve: “Seni ağlatan nedir ey Âişe?” diye sordu. Ben de: “Adet gördüm; keşke bu sene hacca niyet etmeseydim,” dedim. [Resulullah]: “Sübhânallah! Şüphesiz ki bu, Allah'ın Âdem'in kızları üzerine yazdığı (takdir ettiği) bir şeydir. Beyt'i tavaf etmek dışında haccın bütün ibadetlerini (menâsik) yerine getir,” buyurdu. Mekke'ye girdiğimizde Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem: “Yanında kurbanlığı (hedy) olanlar hariç, dileyen [hac niyetini] umreye çevirsin (temettu haccı yapsın),” buyurdu. [Âişe] dedi ki: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem kurban günü hanımları adına sığır kurban etti. Bathâ gecesi olduğunda Âişe temizlendi ve: “Ey Allah'ın Resulü! Arkadaşlarım hem hac hem de umre sevabıyla [ibadetiyle] dönüyorlar; ben ise sadece hac ile mi döneceğim?” dedi. Bunun üzerine Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem Abdurrahman b. Ebî Bekir'e emretti; o da Âişe'yi Ten'im'e götürdü ve Âişe [orada] umre için telbiyeye başladı (ihrama girdi).