1790. Hadis
حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، أَنَّ مُحَمَّدَ بْنَ جَعْفَرٍ، حَدَّثَهُمْ عَنْ شُعْبَةَ، عَنِ الْحَكَمِ، عَنْ مُجَاهِدٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ قَالَ " هَذِهِ عُمْرَةٌ اسْتَمْتَعْنَا بِهَا فَمَنْ لَمْ يَكُنْ عِنْدَهُ هَدْىٌ فَلْيَحِلَّ الْحِلَّ كُلَّهُ وَقَدْ دَخَلَتِ الْعُمْرَةُ فِي الْحَجِّ إِلَى يَوْمِ الْقِيَامَةِ " . قَالَ أَبُو دَاوُدَ هَذَا مُنْكَرٌ إِنَّمَا هُوَ قَوْلُ ابْنِ عَبَّاسٍ .
Bize Osmân b. Ebî Şeybe anlattı; Muhammed b. Ca'fer'in onlara Şu'be'den; el-Hakem'den; Mücâhid'den; İbn Abbâs'tan naklettiğine göre Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Bu, kendisinden [hac ile beraber yaparak] faydalandığımız (temettu') bir umredir. Kimin yanında kurbanlığı (hedy) yoksa tamamen ihramdan çıksın (felyehill el-hille küllehü). Umre, kıyamet gününe kadar [vakti itibarıyla] haccın içine girmiştir.” Ebû Dâvud dedi ki: Bu (bu sözün Nebi'ye nispet edilmesi) münkerdir; bu ancak İbn Abbâs'ın sözüdür.