1833. Hadis
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ حَنْبَلٍ، حَدَّثَنَا هُشَيْمٌ، أَخْبَرَنَا يَزِيدُ بْنُ أَبِي زِيَادٍ، عَنْ مُجَاهِدٍ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ كَانَ الرُّكْبَانُ يَمُرُّونَ بِنَا وَنَحْنُ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مُحْرِمَاتٌ فَإِذَا حَاذَوْا بِنَا سَدَلَتْ إِحْدَانَا جِلْبَابَهَا مِنْ رَأْسِهَا إِلَى وَجْهِهَا فَإِذَا جَاوَزُونَا كَشَفْنَاهُ .
Bize Ahmed b. Hanbel anlattı; bize Huşeym anlattı; Yezîd b. Ebî Ziyâd bize haber verdi; Mücâhid'den; Âişe radıyallahu anhâ şöyle buyurmuştur: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem ile beraber ihramlı iken [yolcu] kafileleri yanımızdan geçerdi. Bizimle hizalandıklarında her birimiz [dış elbisesi olan] cilbabını başından yüzünün üzerine salıverirdi. Bizi geçtiklerinde ise [yüzümüzü] açardık.