2186. Hadis
حَدَّثَنَا بِشْرُ بْنُ هِلاَلٍ، أَنَّ جَعْفَرَ بْنَ سُلَيْمَانَ، حَدَّثَهُمْ عَنْ يَزِيدَ الرِّشْكِ، عَنْ مُطَرِّفِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّ عِمْرَانَ بْنَ حُصَيْنٍ، سُئِلَ عَنِ الرَّجُلِ، يُطَلِّقُ امْرَأَتَهُ ثُمَّ يَقَعُ بِهَا وَلَمْ يُشْهِدْ عَلَى طَلاَقِهَا وَلاَ عَلَى رَجْعَتِهَا فَقَالَ طَلَّقْتَ لِغَيْرِ سُنَّةٍ . وَرَاجَعْتَ لِغَيْرِ سُنَّةٍ أَشْهِدْ عَلَى طَلاَقِهَا وَعَلَى رَجْعَتِهَا وَلاَ تَعُدْ .
Bize Bişr b. Hilâl anlattı; Ca'fer b. Süleymân onlara anlattı; Yezîd er-Rişk'ten; Mutarrif b. Abdullah'tan; [nakledildiğine göre]: İmrân b. Husayn’a; karısını boşayan, ardından ne boşarken ne de geri dönerken şahit tutmaksızın [iddet içinde] onunla beraber olan (ilişkiye giren) adamın durumu soruldu. [İmrân]: “Sünnete aykırı bir şekilde boşamış, yine sünnete aykırı bir şekilde rücu etmişsin. Hem boşamana hem de geri dönmene (rac'atihi) şahit tut (eşhid) ve sakın bir daha böyle yapma!” buyurdu.