2193. Hadis
حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ سَعْدٍ الزُّهْرِيُّ، أَنَّ يَعْقُوبَ بْنَ إِبْرَاهِيمَ، حَدَّثَهُمْ قَالَ حَدَّثَنَا أَبِي، عَنِ ابْنِ إِسْحَاقَ، عَنْ ثَوْرِ بْنِ يَزِيدَ الْحِمْصِيِّ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي صَالِحٍ الَّذِي، كَانَ يَسْكُنُ إِيلْيَا قَالَ خَرَجْتُ مَعَ عَدِيِّ بْنِ عَدِيٍّ الْكِنْدِيِّ حَتَّى قَدِمْنَا مَكَّةَ فَبَعَثَنِي إِلَى صَفِيَّةَ بِنْتِ شَيْبَةَ وَكَانَتْ قَدْ حَفِظَتْ مِنْ عَائِشَةَ قَالَتْ سَمِعْتُ عَائِشَةَ تَقُولُ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " لاَ طَلاَقَ وَلاَ عَتَاقَ فِي غَلاَقٍ " . قَالَ أَبُو دَاوُدَ الْغِلاَقُ أَظُنُّهُ فِي الْغَضَبِ .
Bize Ubeydullah b. Sa'd ez-Zührî anlattı; naklettiğine göre Ya'kûb b. İbrâhîm onlara haber vermiş; babası; İbn İshâk'tan; Sevr b. Yezîd el-Hımsî’den; İlya (Kudüs) sakinlerinden Muhammed b. Ubeydullah b. Ebî Sâlih'ten; o şöyle demiştir: Adiy b. Adiy el-Kindî ile birlikte Mekke'ye varıncaya kadar yolculuk yaptık. [Adiy] beni, Âişe’den [hadis] hıfzetmiş olan Safiyye bint Şeybe’ye gönderdi. [Safiyye], Âişe’den radiyallâhu anhâ şöyle işittiğini anlattı: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem’in: “Baskı/öfke sebebiyle şuurun kapandığı (fî ğalâq) durumlarda ne boşama (talâq) ne de köle azadı (atâq) vardır,” buyurduğunu işittim. Ebû Dâvud dedi ki: Sanıyorum ki 'el-ğalâk' (kapatılma/kilitlenme) [insanın aklını başından alan] şiddetli öfke (ğadab) halidir.