2252. Hadis
حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ دَاوُدَ الْعَتَكِيُّ، حَدَّثَنَا فُلَيْحٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ سَهْلِ بْنِ سَعْدٍ، فِي هَذَا الْحَدِيثِ وَكَانَتْ حَامِلاً فَأَنْكَرَ حَمْلَهَا فَكَانَ ابْنُهَا يُدْعَى إِلَيْهَا ثُمَّ جَرَتِ السُّنَّةُ فِي الْمِيرَاثِ أَنْ يَرِثَهَا وَتَرِثَ مِنْهُ مَا فَرَضَ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ لَهَا .
Bize Süleymân b. Dâvûd el-Atekî anlattı; bize Füleyh anlattı; Zührî'den; Sehl b. Sa'd'dan; bu hadis hakkında [şöyle] dedi: “[Kadın] hamileydi; [adam] onun hamileliğini reddetmişti. Oğlu [da] ona nispet ediliyordu. Sonra miras konusunda; [çocuğun] ona mirasçı olması, [annesinin de] Allah azze ve celle’nin kendisi için farz kıldığı kadar ondan miras alması şeklinde sünnet yerleşti.”