2362. Hadis
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ يُونُسَ، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي ذِئْبٍ، عَنِ الْمَقْبُرِيِّ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " مَنْ لَمْ يَدَعْ قَوْلَ الزُّورِ وَالْعَمَلَ بِهِ فَلَيْسَ لِلَّهِ حَاجَةٌ أَنْ يَدَعَ طَعَامَهُ وَشَرَابَهُ " . قَالَ أَحْمَدُ فَهِمْتُ إِسْنَادَهُ مِنَ ابْنِ أَبِي ذِئْبٍ وَأَفْهَمَنِي الْحَدِيثَ رَجُلٌ إِلَى جَنْبِهِ أُرَاهُ ابْنَ أَخِيهِ .
Ahmed b. Yûnus bize haber verdi, İbn Ebû Zi’b bize haber verdi, el-Makburî’den, o babasından, (o da) Ebû Hüreyre’den rivayet ettiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kim yalan konuşmayı ve yalanla amel etmeyi bırakmazsa, Allah’ın o kişinin yemesini ve içmesini terk etmesine ihtiyacı yoktur." Ahmed şöyle dedi: İsnadı İbn Ebû Zi’b’den işittim, hadisin metnini ise onun yanındaki –yeğeni olduğunu sandığım– bir adam bana anlattı.