2620. Hadis
حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُعَاذٍ الْعَنْبَرِيُّ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ أَبِي بِشْرٍ، عَنْ عَبَّادِ بْنِ شُرَحْبِيلَ، قَالَ أَصَابَتْنِي سَنَةٌ فَدَخَلْتُ حَائِطًا مِنْ حِيطَانِ الْمَدِينَةِ فَفَرَكْتُ سُنْبُلاً فَأَكَلْتُ وَحَمَلْتُ فِي ثَوْبِي فَجَاءَ صَاحِبُهُ فَضَرَبَنِي وَأَخَذَ ثَوْبِي فَأَتَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ لَهُ " مَا عَلَّمْتَ إِذْ كَانَ جَاهِلاً وَلاَ أَطْعَمْتَ إِذْ كَانَ جَائِعًا " . أَوْ قَالَ " سَاغِبًا " . وَأَمَرَهُ فَرَدَّ عَلَىَّ ثَوْبِي وَأَعْطَانِي وَسْقًا أَوْ نِصْفَ وَسْقٍ مِنْ طَعَامٍ .
Ubeydullah b. Muâz el-Anberî bize anlattı; bize babası anlattı; bize Şu'be, Ebû Bişr'den anlattı; o da Abbâd b. Şurahbil'den [naklederek] rivayet ettiğine göre şöyle demiştir: (Bir defasında) kıtlığa maruz kalmıştım; Medine bahçelerinden birine girip birkaç başak ufaladım ve (tanesini) yedim; birazını da elbisemin (eteğine) koydum. Derken bahçe sahibi gelip beni dövdü ve elbisemi aldı. Bunun üzerine (onunla birlikte) Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'e geldim. (Efendimiz o adama): "(Bu adam) bilmiyorsa öğretmeliydin, aç ise doyurmalıydın!" -veyahut; "bitkin durumda ise (yardım etmeliydin)"- buyurdu. Sonra Efendimiz o adama emrederek elbisemi geri verdirdi; ayrıca bana bir vesk -veya yarım vesk- miktarında yiyecek verilmesini sağladı.