2706. Hadis
حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ مَنْصُورٍ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ وَهْبٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي عَمْرُو بْنُ الْحَارِثِ، أَنَّ ابْنَ حَرْشَفٍ الأَزْدِيَّ، حَدَّثَهُ عَنِ الْقَاسِمِ، مَوْلَى عَبْدِ الرَّحْمَنِ عَنْ بَعْضِ، أَصْحَابِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ كُنَّا نَأْكُلُ الْجَزْرَ فِي الْغَزْوِ وَلاَ نَقْسِمُهُ حَتَّى إِنْ كُنَّا لَنَرْجِعُ إِلَى رِحَالِنَا وَأَخْرِجَتُنَا مِنْهُ مُمْلاَةٌ .
Saîd b. Mansûr bize anlattı; bize Abdullah b. Vehb anlattı; bana Amr b. el-Hâris haber verdi; İbn Harşef el-Ezdî ona el-Kāsım'dan (Kāsım b. Abdurrahman) anlattı; o da Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem'in sahâbîlerinden birinden [naklederek] şöyle demiştir: Gazvelerde (kesilen) develerin etini (taksimata tabi tutmadan) yerdik. Hatta biz evlerimize dönerken heybelerimiz bu etlerle dopdolu olurdu.