466. Hadis
حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ بِشْرِ بْنِ مَنْصُورٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مَهْدِيٍّ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الْمُبَارَكِ، عَنْ حَيْوَةَ بْنِ شُرَيْحٍ، قَالَ لَقِيتُ عُقْبَةَ بْنَ مُسْلِمٍ فَقُلْتُ لَهُ بَلَغَنِي أَنَّكَ حَدَّثْتَ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرِو بْنِ الْعَاصِ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ كَانَ إِذَا دَخَلَ الْمَسْجِدَ قَالَ " أَعُوذُ بِاللَّهِ الْعَظِيمِ وَبِوَجْهِهِ الْكَرِيمِ وَسُلْطَانِهِ الْقَدِيمِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ " . قَالَ أَقَطُّ قُلْتُ نَعَمْ . قَالَ فَإِذَا قَالَ ذَلِكَ قَالَ الشَّيْطَانُ حُفِظَ مِنِّي سَائِرَ الْيَوْمِ .
Bize İsmâîl b. Bişr b. Mansûr anlattı; bize Abdurrahman b. Mehdî anlattı; Abdullah b. Mübârek’ten; Hayve b. Şurayh’tan [nakledildiğine göre] o şöyle demiştir: Ukbe b. Müslim ile karşılaştım ve ona dedim ki: “Bana ulaştığına göre, sen Abdullah b. Amr b. el-Âs’tan, (onun da) Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’den (şöyle) rivayet ettiğini söylemişsin: Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem mescide girdiği zaman: ‘El-azîm olan Allah’a, O’nun kerîm vechine ve ezelî saltanatına, kovulmuş şeytandan sığınırım’ derdi.” (Ukbe): “Sadece bu kadar mı?” dedi. Ben: “Evet” dedim. (Ukbe) şöyle dedi: “Kişi bunu söylediği zaman Şeytan: ‘Bugünün geri kalanında (bu kimse) benden korundu’ der.”