708. Hadis
حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا عِيسَى بْنُ يُونُسَ، حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ الْغَازِ، عَنْ عَمْرِو بْنِ شُعَيْبٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، قَالَ هَبَطْنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مِنْ ثَنِيَّةِ أَذَاخِرَ فَحَضَرَتِ الصَّلاَةُ - يَعْنِي - فَصَلَّى إِلَى جِدَارٍ فَاتَّخَذَهُ قِبْلَةً وَنَحْنُ خَلْفَهُ فَجَاءَتْ بَهْمَةٌ تَمُرُّ بَيْنَ يَدَيْهِ فَمَا زَالَ يُدَارِئُهَا حَتَّى لَصِقَ بَطْنُهُ بِالْجِدَارِ وَمَرَّتْ مِنْ وَرَائِهِ . أَوْ كَمَا قَالَ مُسَدَّدٌ .
Bize Müsedded anlattı; bize Îsâ b. Yûnus anlattı; bize Hişâm b. el-Gāz anlattı; Amr b. Şuayb’dan; babasından; dedesinden [nakledildiğine göre] o şöyle demiştir: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ile birlikte Seniyye-i Ezāhir’den indik. Namaz vakti gelmişti. [Resûlullah] bir duvara doğru namaz kıldı, onu kıble [sütre] edindi, biz de arkasındaydık. O sırada önünden geçmek isteyen bir kuzu [behme] geldi. Resûlullah, karnı duvara değene kadar onu engellemeye [onu savuşturmaya] çalıştı. [Sonunda kuzu] arkasından geçti. [Veya Müsedded’in söylediği şekilde.]