722. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُصَفَّى الْحِمْصِيُّ، حَدَّثَنَا بَقِيَّةُ، حَدَّثَنَا الزُّبَيْدِيُّ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ سَالِمٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِذَا قَامَ إِلَى الصَّلاَةِ رَفَعَ يَدَيْهِ حَتَّى تَكُونَا حَذْوَ مَنْكِبَيْهِ ثُمَّ كَبَّرَ وَهُمَا كَذَلِكَ فَيَرْكَعُ ثُمَّ إِذَا أَرَادَ أَنْ يَرْفَعَ صُلْبَهُ رَفَعَهُمَا حَتَّى تَكُونَا حَذْوَ مَنْكِبَيْهِ ثُمَّ قَالَ سَمِعَ اللَّهُ لِمَنْ حَمِدَهُ وَلاَ يَرْفَعُ يَدَيْهِ فِي السُّجُودِ وَيَرْفَعُهُمَا فِي كُلِّ تَكْبِيرَةٍ يُكَبِّرُهَا قَبْلَ الرُّكُوعِ حَتَّى تَنْقَضِيَ صَلاَتُهُ .
Bize Muhammed b. el-Musaffâ el-Hımsî anlattı; bize Bakiyye anlattı; bize ez-Zübeydî anlattı; ez-Zührî’den; Sâlim’den; Abdullah b. Ömer’den [nakledildiğine göre] o şöyle demiştir: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem namaza kalktığında, ellerini omuzlarının hizasına gelecek kadar kaldırırdı; sonra [elleri] o vaziyetteyken tekbir getirirdi. Ardından rükûya giderdi. Sonra belini [rükûdan] doğrultmak istediğinde, [ellerini] yine omuz hizasına gelecek kadar kaldırırdı; sonra: “Semiallahü limen hamideh” (Allah kendisine hamd edeni işitti) derdi. Secde [hali] için ellerini kaldırmazdı. Namazı bitene kadar rükûdan önceki her tekbirinde [ellerini] kaldırırdı.