873. Hadis
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ صَالِحٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ، حَدَّثَنَا مُعَاوِيَةُ بْنُ صَالِحٍ، عَنْ عَمْرِو بْنِ قَيْسٍ، عَنْ عَاصِمِ بْنِ حُمَيْدٍ، عَنْ عَوْفِ بْنِ مَالِكٍ الأَشْجَعِيِّ، قَالَ قُمْتُ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لَيْلَةً فَقَامَ فَقَرَأَ سُورَةَ الْبَقَرَةِ لاَ يَمُرُّ بِآيَةِ رَحْمَةٍ إِلاَّ وَقَفَ فَسَأَلَ وَلاَ يَمُرُّ بِآيَةِ عَذَابٍ إِلاَّ وَقَفَ فَتَعَوَّذَ - قَالَ - ثُمَّ رَكَعَ بِقَدْرِ قِيَامِهِ يَقُولُ فِي رُكُوعِهِ " سُبْحَانَ ذِي الْجَبَرُوتِ وَالْمَلَكُوتِ وَالْكِبْرِيَاءِ وَالْعَظَمَةِ " . ثُمَّ سَجَدَ بِقَدْرِ قِيَامِهِ ثُمَّ قَالَ فِي سُجُودِهِ مِثْلَ ذَلِكَ - ثُمَّ قَامَ فَقَرَأَ بِآلِ عِمْرَانَ ثُمَّ قَرَأَ سُورَةً سُورَةً .
Bize Ahmed b. Sâlih anlattı; bize İbn Vehb anlattı; bize Muâviye b. Sâlih anlattı; Amr b. Kays'tan; Âsim b. Humeyd'den; Avf b. Mâlik el-Eşcaî'den; [nakledildiğine göre] şöyle dedi: “Bir gece Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem ile beraber [namaza] kalktım. Kıyamda Bakara suresini okudu; ne zaman bir rahmet ayetine gelse durup [Allah'tan] ister, ne zaman bir azap ayetine gelse de durup [Allah'a] sığınırdı. Sonra kıyamı kadar bir süre rükûda kaldı ve rükûunda: «Sübhâne zi'l-ceberûti ve'l-melekûti ve'l-kibriyâi ve'l-azameti (Ceberrût, melekût, kibriyâ ve azamet sahibi olan Allah noksanlıklardan münezzehtir)» derdi. Sonra kıyamı kadar bir süre secdede kaldı ve secdesinde de aynısını söyledi. Sonra kalkıp Âl-i İmrân suresini okudu, daha sonra da [diğer] sureleri birer birer okudu.”