3049. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الْبَزَّازُ، حَدَّثَنَا أَبُو نُعَيْمٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ السَّلاَمِ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ السَّائِبِ، عَنْ حَرْبِ بْنِ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَيْرٍ الثَّقَفِيِّ، عَنْ جَدِّهِ، - رَجُلٍ مِنْ بَنِي تَغْلِبَ - قَالَ أَتَيْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَأَسْلَمْتُ وَعَلَّمَنِي الإِسْلاَمَ وَعَلَّمَنِي كَيْفَ آخُذُ الصَّدَقَةَ مِنْ قَوْمِي مِمَّنْ أَسْلَمَ ثُمَّ رَجَعْتُ إِلَيْهِ فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ كُلُّ مَا عَلَّمْتَنِي قَدْ حَفِظْتُهُ إِلاَّ الصَّدَقَةَ أَفَأُعَشِّرُهُمْ قَالَ " لاَ إِنَّمَا الْعُشُورُ عَلَى النَّصَارَى وَالْيَهُودِ " .
Muhammed b. İbrâhim el-Bezzâz bize haber verdi; Ebû Nuaym bize haber verdi; Abdüsselâm bize, Atâ b. es-Sâib’den; o, Harb b. Ubeydullah b. Umeyr es-Sekafî’den; o da –Benî Tağlib’den bir adam olan– dedesinden (naklen) haber verdi ki: (Dedesi) şöyle demiştir: Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’e geldim ve Müslüman oldum. Bana İslam’ı ve kavmimden Müslüman olanlardan zekâtı (sadaka) nasıl alacağımı öğretti. Sonra ona tekrar dönüp: “Ey Allah’ın Resûlü! Bana öğrettiğin her şeyi ezberledim, ancak zekât (konusu karıştı); onlardan öşür mü (ondalık vergi) alayım?” dedim. (Peygamber): “Hayır, öşür ancak Hıristiyan ve Yahudilere aittir.” buyurdu.