3152. Hadis
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا حَفْصٌ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، مِثْلَهُ زَادَ مِنْ كُرْسُفٍ . قَالَ فَذُكِرَ لِعَائِشَةَ قَوْلُهُمْ فِي ثَوْبَيْنِ وَبُرْدِ حِبَرَةٍ فَقَالَتْ قَدْ أُتِيَ بِالْبُرْدِ وَلَكِنَّهُمْ رَدُّوهُ وَلَمْ يُكَفِّنُوهُ فِيهِ .
Bize Kuteybe b. Saîd anlattı; bize Hafs bildirdi; Hişâm b. Urve’den; o babasından; o da Âişe’den (radıyallâhu anhâ) [naklederek] bir önceki hadisin bir benzerini bildirdi. (Ancak bu rivayet), “pamuktan” [mamul] ifadesini ekledi. (Ravi): Âişe’ye, bazı kimselerin: “(Efendimiz) iki parça kumaş ve bir de nakışlı bürde (Yemen hırkası) içinde kefenlendi” dedikleri anlatılınca [Âişe] şöyle cevap verdi: “Bürde getirilmişti fakat [kefenleme için] onu geri çevirdiler ve [Efendimiz’i] onun içine kefenlemediler.”