3414. Hadis
حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي خَلَفٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ سَابِقٍ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ بْنِ طَهْمَانَ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، أَنَّهُ قَالَ أَفَاءَ اللَّهُ عَلَى رَسُولِهِ خَيْبَرَ فَأَقَرَّهُمْ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَمَا كَانُوا وَجَعَلَهَا بَيْنَهُ وَبَيْنَهُمْ فَبَعَثَ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ رَوَاحَةَ فَخَرَصَهَا عَلَيْهِمْ .
Bize İbn Ebî Halef anlattı; bize Muhammed b. Sâbık anlattı; İbrâhim b. Tahmân'dan; Ebü'z-Zübeyr'den; Câbir'den; [nakledildiğine göre] dedi ki: “Allah, Resûlü'ne Hayber'i fey' (savaşsız elde edilen ganimet) olarak verdi. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem oradakileri eskiden oldukları gibi [burada] bıraktı ve orayı kendisi ile onlar arasında paylaştırdı. Sonra Abdullah b. Revâha'yı gönderdi; o da onlar için hars (tahmin yoluyla miktar belirleme) yaptı.”